Güvercinler Yönlerini ve Yuvalarını Neden Şaşırmazlar?

6.12.2019 09:57:33

Dünya üzerinde tahmini 300’e yakın alt türüyle birlikte güvercin türü bulunmakta olup, bunların 30’a yakın ülkemize özel ırklardır. Geçmişten günümüze birçok amaçla kullanılan bu kuşlar, eski zamanlarda haberleşme amacıyla sıklıkla kullanılmaktaydı. Bunda güvercinler yön bulma ve gitmek istedikleri noktaya kısa sürece ve nokta atışı yaparak uçabilme yetenekleri rol oynamaktaydı.

Muhtemelen herkesin bu konuyu artık aydınlatma vakti geldi. Olağanüstü görüntülerinin yanında doğanın onlara bahşettiği mükemmel yön bulma hissi bilim insanlarını dahi bu konu üzerine kafa yormaya itmiştir. Güvercinlerin en büyük özelliği ruhen ve bedenen yuvalarına düşkün olmalarıdır. Ayrıca hafıza güçleri oldukça yüksek olup adeta bir doğa harikalarıdır.

Güvercinler uzaklık fark etmeden, yuvalarına ya da dönmeleri gereken noktayı bulabilen kuşlardır. Nereden attığınızın ya da bıraktığınızın bir önemi olmamakla birlikte eğer yol üzerinde bir doğal afet ya da yırtıcı bir kuşla karşılaşmazsa yolunu oldukça rahat bir şekilde bulabilir. Havada kaldıkları sürece boyunca çevredeki her şeyi hafızalarına not eden güvercinler, çevredeki ve yuvalarındaki kokuyu da hafızalarına kaydederler. Bunun yanında, güneş ve ay hareketlerinden de faydalanırlar.

Dünyanın Manyetik Çekim Alanını Ustaca Kullanmaları

Doğuştan navigasyon özelliklerine sahip olan bu kuşlar, gagalarını oldukça profesyonelce kullanırlar. Manyetik alana girdiklerinde iç kulaklarında bulunan beyin kökü hücrelerinin aktif gelen geçtiği ortaya çıkarılmıştır. Bu sayede dünyanın manyetik alanın faydalanarak, bir iç pusula oluşturuluyor. Yön, polarite verilerini işleyerek sinyale çeviriyor bu da yön bulma konusunda oldukça yardımcı oluyor. Balık ve kaplumbağalarda bu tip yön bulma duyusuna sahip bunu da not olarak düşmekte fayda var. Sokaklar, binalar olmak üzere tüm nesneleri ve çevreyi de hafızalarına not etmeleri, kendi içlerindeki pusula ile de birleşince mükemmel bir yön bulma sistemini içlerinde oluşturuyorlar.

Onlarca kilometre uzaklıktan dahi bırakılan güvercinlerin yön bulma olgusu oldukça gelişmiş olup, başarılı olmuşlardır. Gagaları ise kendilerinin rehber araçlarıdır. Zamanla evcilleştirilmeleri de bu konuda onlara çok yardımcı olmuştur. Yaşadıkları yuvanın, diğer güvercinlerin ve hatta sahibinin kokusunu da belleğine kaydeder. Ufak canlılar olmasına rağmen bu olağanüstü işleri doğalarının gereği sayesinde kolayca yapan bu kuşlar, fiziki görüntüleriyle de çeşitli sınıflandırmalarda evcil hayvan sahiplerince beslenmektedir. Güvercin eğitmenleri genelde, yeni sahiplenen bir kuşun 2-3 gün oradaki koku ve hareketlere alışarak, koku hafıza oluşturması gerektiğini belirtir. Yuvasını tanıyan ve kokusunu ezberleyen güvercinlerin kaybolma şansı minimum seviyeye düşecektir.




Yorum Yap


Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız veya yeni hesap oluşturabilirsiniz.
Kayıtlı Yorumlar