Markamama.com
Geri Git   Mihav.com > Serbest Kürsü > Paylaşım - Sohbet


Cevap Yaz
Eski 23-12-08, 18:48   #1
 
Üyelik Tarihi: Haz 2008
Mesajlar: 1.302
Mihav Çevrimdışı
Blog Başlıkları: 10
Wink Mutluluğa Kodlanmış Pozitif Düşünce Döngüsü

Mutluluk Niye insanoğlu ölmeye başladığı ilk günle elde ettiği hayatının büyük bir kısmını, mutluluğu bulmak için seferber ederek hoyratça harcamıştır? Niye onu yakalayabilmek için, büyük bedeller ödemek zorunda olduğu yalanına inandırmıştır kendini? Üstelik de gerçek mutluluğu, nasıl elde edeceğini çok iyi bilmesine rağmen

Mutluluk, üzerinde ilerlemekte olduğunuz hayat paradoksunuzda varmayı hedeflediğiniz bir amaç değil, elde ettiğiniz bir sonuçtur sadece.

Farklı zihinlerde farklı anlamlarla eşleşen mutluluk, aslında bir döngü halini almış düşüncelerin ürünüdür. Bu düşünceye ek olarak Oscar Wilde, "İnsanlardan çoğunun mutluluğu ve mutsuzluğu, kendi düşünce ve inanışlarına bağlıdır." der. İşte bu nedenledir ki, mutluluğu ya da mutsuzluğu insanlar, kendi zihinlerinde şekillendirdikleri düşünceleriyle ve farklı bakış açılarıyla yaratırlar. Olumsuzluğa dair kodlanmış her düşüncenin mutsuzluğa ve olumluluğa dair kodlanmış her düşüncenin mutluluğa itmesi de bundandır. Yani insan, zihnini kontrol edebildiği ölçüde ve yüreğindeki sevgi kadar, kendini mutlu ya da mutsuz edebilir.

Mutluluk, başka bir ifadeyle farkındalıktır. Kişi, toplum dayatmalarından sıyrılıp, kendinde oluşturmayı başardığı öz farkındalığı ölçüsünde yaşar ve hisseder mutluluğu. Dostoyevski'nin de dediği gibi, "Birçok insan mutlu olduğunu bilmediği için mutsuzdur ve en büyük mutluluk, mutsuzluğun kaynağını bilmektir."

Zaman zaman önünüze çıkan aşılması güç engeller, hayat yolunuzda kolayca ilerlemenize izin vermezler. Bu gibi durumlarda, karşılaştığınız pek çok sorunun sadece sizi bulduğuna ve aşılamayacak kadar zor olduğuna inanırsanız eğer; baştan kaybedersiniz, mutluluğu hak etmeden. Her yeni başlayan günle pek çok insan onlarca sorunla karşı karşıya kalmakta, aynı siz gibi.... Sizden farklı ya da farksız olarak bir kısmı ya karamsarlıktan bir adım ileri atamadığı için mutsuzluk çarkında yok ediyor hayatını acımasızca ya da mutluluğa adadığı hayatının pençelerine takılarak devam ediyor kaldığı yerden, yeni arayışlarla, mutluluğu gerçekleştirmek için. Karamsarlıkta ısrar eden kısım bilseydi eğer, mutsuzluk içinde dahi mutlu olunduğunda ancak gerçek mutluluktan bahsedildiğini, hâlâ bu kadar ısrar eder miydi yerinde saymaktan, bilinmez.

Mutsuzluk için sarf edilen gereksiz pek çok çaba, mutluluk için sarf edilseydi eğer, mutsuzluk kümesine dahil olan insan sayısının bu kadar fazla olmaması gerekirdi. Sadece mutsuzluklarını dile getirerek şikayet etmekten öteye geçemeyen ve özgüveni olmayan bu tür insanlar, hayatlarını yaşamamakla beraber, yaşamlarını kolaylıkla bu uğurda feda edebilirler. Buna karşın, mutsuzluklarını değiştirmek için, kendilerinde cesaret bularak küçük bir adım atmayı başaranlar ise, mutluluğa giden, büyük bir değişimin küçük bir parçası olurlar, farklı olarak.

Mutluluğun formülünü bulmak istediğinizde, bakmanız gereken ilk yer "kendiniz" olmalıdır. Kendinizi diğer insanlarda olmayan eşsiz özelliklerin sahibi olarak adlandırıyor ve aslında size ait olanlarla da yaşayabiliyorsanız, mutlu olmak için yeterli özelliklere sahipsiniz demektir.

Buna rağmen, hâlâ kendinizde bulamadıysanız mutluluğu ya da sizi tatmin etmediyse bulduğunuz kadarı; küçük bir tebessümde, gerçekleşmekte olan hayalinizde, masmavi gökyüzünün derinliklerinde, güzel bir çiçeğin kokusunda, küçük bir çocuğun ışıldayan gözlerinde, sevgi dolu bir kalpte, sevdiğiniz bir melodide onu yakalama olasılığınız çok yüksek. Yeter ki mutluluğa kodlanmış düşüncelerinizle mutlu olmayı gerçekten isteyin ve isterken, mutluluğun formülünün de sizde (zihninizde ve kalbinizde) saklı olduğu gerçeğini hatırlayın. Göreceksiniz ki tüm yollar sizi mutluluğa götürecek.

Mutluluğun tüm zihninizde ve yüreğinizde can bulması dileğiyle


*Alıntıdır.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 23-12-08, 23:56   #2
 
Üyelik Tarihi: Haz 2008
Mesajlar: 1.302
Mihav Çevrimdışı
Blog Başlıkları: 10
Varsayılan Cvp: Mutluluğa Kodlanmış Pozitif Düşünce Döngüsü

Düşünce çok etkili bir güçtür. Eğer kişiler her günkü düşünce kalıplarını kontrol etmek için çaba harcamazlarsa yaşamlarında olumsuz birçok olay yaşayabilirler. Kişiler negatif düşünce stillerini değiştirerek bilinçaltlarına pozitif düşünce tohumlarını ektiklerinde yaşamlarında olumlu yönde çok büyük değişiklikler olmaktadır.

İnsanlar düşünerek inandıkları, imgeledikleri ve olacağına kesin gözüyle baktıkları şeyleri mutlaka yaşarlar. Düşünce yaşamımızı yöneten farkında olmadığımız en önemli unsurdur. Düşünce hızlı ve kolayca değişebilen,hafif ve ince bir enerji biçimidir. Enerjiler, kendilerine benzer nitelik ve titreşime sahip enerjileri çekme eğilimindedirler. Bu nedenle düşünce ve duygular da benzer yapıdaki enerjileri kendilerine çekerler. Sıklıkla Düşündüğüm, korktuğum başıma geldi deriz veya az önce düşündüğümüz kişi bizi telefonla arar.

Bir şeyi önce düşünce şeklinde yaratırız. Fikir bir proje gibi zihnimizde programlanıp, yaratılır. Bir düşünceyi alıp onu zihinde tutmak da bir enerjidir ve bu enerji, bu düşünce modelini kendine çekerek, onu maddi düzlemde yaratmaya çalışacaktır. Örneğin her an hasta olacağınızı düşünürseniz mutlaka sonunda hasta olursunuz. Eğer kendinizi beğenir ve güzel olduğunuzu düşünürseniz bir süre sonra gerçekten de güzelleşirsiniz.

Etki 8211; tepki yasasına göre evrene ne gönderirseniz bu size geri yansıyacaktır.

Ne ekerseniz onu biçersiniz.

Kısacası, yaşamda, en derin biçimde inandığımız, sıklıkla düşündüğümüz ve beklediğimiz, hayalimizde canlandırdığımız şeyleri tıpkı bir mıknatıs gibi çekeriz. Eğer düşüncelerimiz olumsuz, duygularımız güvensiz, korku ve endişe doluysa, olmasından korktuğumuz durumları, karşılaşmaktan kaçındığımız kişileri kendimize çekeriz. Ne var ki, eğer temelde yaklaşımlarımız olumluysa, beklentilerimiz ve düşüncelerimiz mutluluk ve ışıkla doluysa, düşlerimiz, hayallerimiz pozitifse, karşılaştığımız olaylar, durumlar ve kişiler bize mutluluk vereceklerdir. Demek ki, kurduğumuz düşlere, bizleri yöneten düşüncelere yüklediğimiz pozitif veya negatif enerji, aynı biçimde geri dönecektir.

Bilinçaltının Önemi
Bilinç düşüncenin farkındalık içinde kullanımıdır. Bir başka deyişle uyanıkken işlev görür. Oysa düşüncenin bilinçaltı bölümünün işlevi, uyurken de kısacası hiç kesilmeksizin sürer. Bilinçaltının bir görevi de beden fonksiyonlarını düzenlemektir. Bedenimizi bilinçli düşünceden rahat bıraktığımızda, bilinçaltımız hemen devreye girer. Çünkü bedeni kusursuzca yönetebilmek için neler yapması gerektiğini bilir. Öyleyse diyebiliriz ki, arı ve temiz bir bilinçaltının önemi, her şeyden önce bedenimiz için çok büyüktür. Bilinçaltını tanımak ve onu istediğimiz biçimde kullanmak aslında kolaydır. Bilinçaltına ilettiğimiz her düşünce, ona yüklediğimiz her duygu ve öneri, uygulanır. Durum böyleyken, neden çoğu zaman mutsuzuz peki? Çünkü, bilinçaltını, o büyük gücü yararlı biçimde kullanmayı bilmiyoruz. Unutmayalım: Yönetimi yürürlüğe koyan bilinçtir. Bilinç yaşama ilişkin kararlarımızı alan ve bilinçaltına emir veren güçtür. Bilinçaltı bir anlamda,bilinçli biçimde tasarlanıp planlanan bir değer olarak varlığını sürdürür. O halde seçimlerimizi akıllıca yapmak zorundayız. Bu seçimleri yaparken, karar vermek çok önemlidir. Çünkü yanlış bir karar sonucunda,bilinçaltına zararlı bir emir vermiş oluruz. Bu emirle başarısızlığı ve mutsuzluğu, hatta sağlığımızı yitirmeyi seçmiş oluruz. Öyleyse, yaşamımız kararlarımıza ve seçimlerimize bağlıdır.

Zenginlik ve bolluk mu istiyorsunuz?

Kim istemez ki bunları Elde etmek kolay. Bilinçaltını temizlemek, doğru onaylamalarla zenginliğe veya başka bir amacınıza ulaşmak, yapılması gereken yalnızca bu

Huzur ve sağlık mı istiyorsunuz?

Önce gevşeyin. Gergin yatarsanız, gergin uyursunuz. Sanki kol saatinizi çıkarıyormuş gibi tüm sıkıntılı düşüncelerinizi, gün içinde yaşadığınız olumsuz durumları, çıkarıp bir kenara koyun. Şimdi kendinize zaman ayırmanın vakti geldi. Şımartın kendinizi,siz çok değerlisiniz. Rahatlama zihinsel dengeyle başlar. Dengeli insan sağlıklıdır. Dengeli insanın yaşamla uyuşmazlığı yoktur. İçsel denge bir başkası tarafından sağlanacak bir şey değildir. O sizin içinizde zaten. Gün boyunca kendi kendinize, fırsat buldukça Huzurluyum, Sağlıklıyım, Mutluyum demek dengeyi kurmanıza yardımcı olacaktır. Dengeli bir gün, dengeli bir geceyi ardından getirecek, denge ve huzur sizi sağlıklı yapacakDüşüncelerimize göre yaşadığımızı unutmayalım

Kendini Yönetmenin Yöntemi
Her şey bir dir. Bu tümceden hareketle, diyebiliriz ki,düşünce ve madde birdir.

Çünkü, her şey görünen ve görünmeyen enerjiden oluşur. Öyleyse içsel ve dışsal görüntü de aynı olacaktır.

Düşüncelerimizi yönetmeliyiz. Onları başıboş bırakırsak, geminden kurtulmuş atlar gibi boşanırlar ve içinde bulunduğumuz arabayı uçuruma sürüklerler. Bir başka deyişle, kendimizi yönetmeyi yaşam tarzı olarak benimsemeliyiz. Yaşadıklarımızı değiştirerek, istediklerimizi yaşayacak güce sahibiz. Bu güç düşünceleri yönetmekten geçer.

Peki bunu nasıl yapacağız?

Direktif ve onaylamalarla ,direktiflerimizin yerine gelmesi için şimdi sözcüğünü kullanmalıyız. Eğer, arzularımızın, dileklerimizin, beklentilerimizin gerçekleşmesi için uzun zaman gerektiğini düşünürsek, bunu böylece programlamış oluruz. Oysa ki, zaman bizim yarattığımız bir kavramdır. Düşünceler ve bilinçaltı zamandan ve mekandan bağımsızdır.

Öyleyse arzularımızı ertelemeyelim. Yapmamız gereken bu ertelememe işlemi size olanaksız gözükebilir. Öncelikle düşüncelerimizden olanaksız sözcüğünü çıkarmamız gerek. Amaçlarımızı belirlemek ve hedefe doğru ilerlemek bir sonraki aşamayı oluşturur.

Önce inanın
*Kendiniz için ideal olan düşünsel imgeyi bulun. Bu imgeyi en ince ayrıntısına kadar hayalinizde canlandırın.

*Arzuladığınız hedef için elbette çalışmak gerekir. Çaba göstermeden imgeleme çok işe yaramaz.

*Düşüncelerinizi ve hedeflerinizi herkesle paylaşmayın. Belki sizi ilerlediğiniz yoldan geri çevirmek isteyenler çıkabilir.

*Çabaladığınız yolda esnek olun,gerekirse planlarınızı değiştirin.

*Hedefleriniz üzerine yoğunlaşın. Arzularınızı yazın, onlara olumlu enerji yükleyin. Olumlu onaylamalarla bunu destekleyin. O mutlaka sizin olacak, çünkü bunun için çalışıyorsunuz ve elde edeceğinize inanıyorsunuz. Hedefinize ulaşamayacağınızı bir an bile düşünmeyin. Siz bir avcısınız, hedefinizse avınız, avınızdan gözünüzü ayırmayın.

Gerekli Onaylamalara Birkaç Örnek ;
*Kendimi olduğum gibi seviyor ve onaylıyorum.
*Ben güzelim ve sevgiyi hakkediyorum.
*Mutluyum ve başarıya hazırım.
*Yetenekliyim, deneyimlerimi başka insanlarla paylaşıyorum.
*Tüm çevremle uyum ve denge içindeyim.
*Hayatta emin adımlarla ilerliyorum.
*Doğru zamanda ve doğru yerdeyim.
*Yaşamla bütünleştim,bolluk ve huzur içindeyim.
*Tüm düşlerim birbiri ardına gerçekleşiyor.
*Zengin olmaya ve bolluk içinde yaşamaya hazırım.
*Sağlıklıyım.
*Geçmişimi sevgiyle affediyorum.
*Hayatla derin bir uyum içindeyim
  Alıntı Yaparak Cevapla


Cevap Yaz

Konu Araçları

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Köpeklerle İlgili Sık Sorulan 14 Soru: beyzosh Köpek Eğitimi ve Psikolojisi 12 06-01-15 00:24



Saat 00:11.

Reklam
© Copyright 2008 Mihav.com
Creative Commons Lisansı
x


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198