Markamama.com
Geri Git   Mihav.com > Serbest Kürsü > Paylaşım - Sohbet


Cevap Yaz
Eski 04-07-12, 21:10   #1
 
Üyelik Tarihi: Tem 2012
Mesajlar: 1
masalabla Çevrimdışı
Varsayılan Hoşçakal Fıstık... Hoşçakal...

Dünden beri dışarıda yavru bir kedi miyavlayıp duruyor. 15 sene önceyi hatırlattı.

Yağmurlu bir Ağustos akşamıydı. Yine aynı ince ağlamaklı miyavlama sesi... Yüreğim ellerimde, o miyavladıkça ben evin içinde bir sağa bir sola gidip duruyordum. Annemin korkusundan aşağı inemiyordum. "Evde hayvan istemiyorum Zeynep. İstersen bütün buzdolabını kedinin önüne koy ama o kediyi sakın eve alma!"

Daha yeni gözleri açılmış, sırtında iki, kuyruğunda bir beneği olan bembeyaz bir yavru kediydi. Süt götürdüm, yiyebileceği şeyler verdim ama o kadar küçüktü ki yiyemiyordu. Etrafta annesi de yoktu. O gece onun sesiyle uyudum. Sabah oldu baktım köşede kıvrılmış uyuyor. Evimiz 3. katta. Eskiden bahçeli bir yerdeydik bir sürü kedimiz vardı. Şimdi nerede nasıl bakacaktık.

Gece oldu, yine başladı miyavlama sesi. Dayanamadım, ablamı da gaza getirip aldık kediyi eve. Annem kıyameti kopardı. "Anne valla biraz büyüsün yine dışarı bırakırız, n'olur anne" Bir bağırdı iki bağırdı, sonunda pes etti.

Fıstık bütün kediler gibi kendine has özelliklere sahip bir kediydi. En sevdiği şey ülkerin kare bisküvisiydi. Kokusunu aldığında gözü bir şey görmezdi. Patileriyle tutar bırakmazdı.

Zaman geçtikçe, fıstık bana yaklaştığında nefes alamıyor, boğulacak gibi oluyordum. Ara ara kaşıntılarım başladı. Dayanılacak gibi değildi. Doktora gittim, "ev hayvanı besliyor musunuz?" dedi. Ya kedi gidecekti, ya da ilaç kullanacaktım. Sürekli olarak bu hapı mı kullanacaktım... Bir süre sonra aksatmaya başladım. İlaç alışkanlığım yoktu çünkü. Çareyi, Fıstık'a uzak durmakta buldum. Eskisi gibi kucağıma almıyordum artık. Bacağıma sürünmesin diye kaçıyordum sürekli. Sadece başını okşuyordum ve hemen ellerimi yıkıyordum. Odama da almıyordum eskisi gibi. Annem de koltuklara çıkmasına izin vermedi. Ona bizim koltuklardan birini tahsis etti ve koca koltuğu tam koridora koydu Fıstık'ı memnun etmek için. Çünkü koridordayken bütün kapıları gözetleyebilirdi.

Fıstık büyüdükçe iyice gıcık davranışlar içine girmeye başladı. Havalı, kendini beğenmiş uyuz bir kedi oldu) Başını okşasak tırmık, çağırsak gelmez, yemek beğenmez bir hal içine girmişti. Bir ara hasta oldu. Tüyleri döküldü, kulağında, ağzında yaralar çıktı. Veterinere götürdük, ilaç verdi. O sırada bize olan davranışlarından bahsettim. Ben dahil herkese tavır almıştı çünkü. Anlam veremiyorduk. Hiç yanaşmıyor, kendini sevdirmiyordu. Veteriner, "küstürmüşsünüz" dedi. Yine anlamadık. Biz ne yapmıştık ki? Sonraları farkettik. Salına salına girip, istediği yere yatma, oturma, silkelenme hakkı elinden gitmişti. O kadar kızmıştı ki bize, evde olmadığımızda sürekli kızacağımız şeyler yapmaya başlamıştı. Bir geliyoruz ortada yok. Annem deliye döndü meraktan. Bir baktık buzdolabının üzerinde bizi izliyor. "Sen nasıl oraya çıktın tüy yumağı, in aşağı" İnat etti inmedi. Daha neler neler... Çaresiz pes ettik. Tamam Fıstık, her yer senin keyfine bak... Ama küsmüştü bir kere. Hem isteğini yaptı hem de gıcık tavırlarına devam etti... Alışmıştık artık. Ama o kare bisküviyi görünce düşmanlığını unutuyordu)

Bir gün uyurken yanına gittim. Başını okşadım gizlice. Hiç kımıldamadı. Ne güzel, onu sevebiliyordum. Kedi sevmeye hasret kalmıştım. Baktım hiç sesini çıkarmıyor. Normalde hemen uyanırdı. Başını kaldırdım hafifçe bıraktım düştü. Kalbim yerinden çıkacak gibiydi... Biraz elimle ittim uyansın diye, hala ses yok. Fıstık diye sesleniyorum uyanmıyor. Ellerim titremeye başladı. Sonra başına dokundum tekrar. Birden o kocaman gözlerini açıp bana baktı ne olduğunu anlayamamış gibi. Sonra gözler kısıldı ve yine o gıcık bakışları attı. "Çok şükür iyisin uyuz" O gün bir şeyler hissettim ama anlam veremedim.

Zaman geçtikçe zayıflamaya başlamıştı. Nefes alışları daha derin olmuştu. Geçici bir şeydir diye düşündük ve çok fazla üzerinde durmadık.

Bir gün annem onu, kumunun üzerinde baygın bulmuş. Korkmuş, veterinere götürmek için telaşla alayım derken Fıstık olanca gücüyle parmağını ısırmış. Sonra yine bayılmış. Annem can havliyle yine de alıp veterinere götürmüş. Ciğerlerinden hastalanmış. Yaşı 15 olmuştu. Bu yaşlardaki kediler yaşlı grubuna giriyor. Yaklaşık 2 hafta veterinerde kaldı. Arada alıp eve getiriyorduk ama durumu öyle ağırlaşmıştı ki, yemeğini bile yiyecek gücü kalmamıştı. Annem onu ilk eve getirdiğimizde istemeyen tek kişiydi ama aldığımızdan beri hep o ilgilenmişti. Biz çalıştığımız için annem evdeydi ve her ihtiyacını o karşılıyordu. O yüzden Fıstık'ın annem için önemi çok büyüktü. Bebekle ilgilenir gibi ilgilenmişti onunla. Hayvanları ne kadar sevmeyen insanlar olsa da, bir canlının, sizin hayatınızdaki yeri çok farklı. Yanınızda 15 sene bir nefes alış verişin, bir kalbin atışı, varlığı ve ne kadar uyuz olursa olsun onunla paylaştığınız 15 seneyi "ne de olsa bir hayvan" deyip önemsememek benim kabullenebileceğim bir düşünce olamaz asla...

Bizimle yaşadı, bizimle paylaştı ve şimdi düşünüyorum da, acaba almasa mıydık? Bize çok şey kattı, onu çok sevdik, karşılıksız sevmeyi, tırmıklardan, ısırıklardan kan içinde kalan ellerimize rağmen ona bakmayı, kızmamayı öğrendik. Ama diğer taraftan, onu sokaktan alarak doğal yaşamından kopardık. Hayvan içgüdüsü onu yaşatırdı. Büyürdü bir şekilde. Avlanırdı. Diğer kediler gibi özgürce sokak sokak gezerdi belkide... En çok bu benim içimi acıtıyor.

Veterinere son gittiğimde sessizce kafesinde duruyordu. Sesimizi duyunca miyavlamaya başladı. Beni alın buradan der gibiydi. Kalması gerekiyordu.

Onu eve getirdiğimizde halsizdi. Annem onu yorulmasın diye özel ilgiyle bakıyordu. Sürekli konuşuyordu. "Fıstık, yavrum. Yediğin yemekler helal olsun kızım. Seni çok seviyorum yavrum. Gideceğini biliyorum kızım." O kadar düğümlenmişti ki boğazım, o bir kedi ya da başka bir canlı değildi. O bir varlıktı. Bu iletişim çok güçlüydü. Annem canlılar konusunda ayırım yapmazdı hiç bir zaman. Çok merhametliydi hep.

En son bakışı hala gözümün önünde. Bir akşam geldiğimde annemin odasında koltuğun üzerinde duruyordu. O kadar güzel görünüyordu ki, hasta olduğunu anlamak mümkün değildi. Bembeyaz tüyleri, kocaman parlak gözleri bana bakıyordu. Rahatsız etmemek için girmedim odaya. Meğer bu onu son görüşümmüş.

20 Şubat 2012. Ben işteyken veteriner aramış. Fıstık ölmüştü...

"Zeynep, ben onu orada bırakamam. N'olur kızım, biz gömelim. Ben tek gidemem, sen de gel"
"Tamam annem."

21 Şubat 2012. Ortaköyde hayvanların gömüldüğü bir yer var. Yıldızın oralarda. Bir gün, bir canlıyı toprağa gömeceğimi söyleseler gülerdim. Asla böyle bir şey yapamam derdim. Görevli toprağı kazdı. Annem aldı küreği, daha derin yaptı çukuru. Ben Fıstığı kafesin içinden nasıl alacaktım.

Donmuştu... Elimde bir heykel vardı sanki. Sardıkları şeyi çıkardım yavaş yavaş. Bembeyaz tüyleri hala tertemiz ve parlaktı. Yüzünü açtım, melek gibiydi. Hiç ölmüş gibi değildi. Bebek gibi masum görünüyordu. Annem bakmaya korkmuştu ama ona bunları söyleyince o da baktı. Anlatamam o güzelliği. Annem ve ben Fıstığa bakınca ağlayan gözlerimiz mutlulukla gülümsedi o güzellik karşısında. Yavaşça açılan çukura koyduk Fıstığı. Üzerini örttük. Gözlerimiz dolu dolu veda ettik ona. Yemyeşil bir yerdeydi. Doğanın içinde, kuş cıvıltılarıyla...

Hoşçakal Fıstık... Hoşçakal...

04 Temmuz 2012
19:09
Masal Abla Tiyatrosu
Zeynep Erkorkmaz
http://www.facebook.com/MasalAbla
Eklenmiş Resimler
Hoşçakal Fıstık... Hoşçakal...-fistikjpg  
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 04-07-12, 21:24   #2
 
patimmm üyesinin avatarı
 
Edirne
Üyelik Tarihi: Tem 2012
Yaş: 17
Mesajlar: 160
patimmm Çevrimdışı
Varsayılan Cvp: Hoşçakal Fıstık... Hoşçakal...

.....
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 04-07-12, 21:31   #3
 
ayshecix üyesinin avatarı
 
Trabzon
Üyelik Tarihi: Eki 2011
Yaş: 33
Mesajlar: 42
ayshecix Çevrimdışı
Varsayılan Cvp: Hoşçakal Fıstık... Hoşçakal...

Offfff!

Bu konu en son " 04-07-12 " tarihinde saat 21:33 itibariyle moderatör veya konu sahibi tarafından düzenlenmiştir....
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 04-07-12, 22:03   #4
 
BERK056 üyesinin avatarı
 
Üyelik Tarihi: Eyl 2011
Mesajlar: 69
BERK056 Çevrimdışı
Varsayılan Cvp: Hoşçakal Fıstık... Hoşçakal...

Off Allah sabır versin kardeşim
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 04-07-12, 22:21   #5
 
Ankara
Üyelik Tarihi: Nis 2012
Mesajlar: 1
Ezgi Melek Pirim Çevrimdışı
Varsayılan Cvp: Hoşçakal Fıstık... Hoşçakal...

allah sabır versin
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 05-07-12, 01:01   #6
 
beyaz prenses üyesinin avatarı
 
Isparta
Üyelik Tarihi: Mar 2012
Yaş: 26
Mesajlar: 35
beyaz prenses Çevrimdışı
Varsayılan Cvp: Hoşçakal Fıstık... Hoşçakal...

gözlerimden akan yaşların hesabı yok inanın.. çok ama çok üzgünüm... buna kendimizi alıştırmak zorundayız, birden gelince yıkılıyoruz çünkü... size ve ailenize sabırlar diliyorum , hiç kolay bişey değil... çok üzgünüm...
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 05-07-12, 02:33   #7
 
kopeksever.5 üyesinin avatarı
 
Üyelik Tarihi: Haz 2012
Yaş: 18
Mesajlar: 1.050
kopeksever.5 Çevrimdışı
Blog Başlıkları: 1
Varsayılan Cvp: Hoşçakal Fıstık... Hoşçakal...

ne kadar uzuldum yaa
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 05-07-12, 04:15   #8
 
Axelis üyesinin avatarı
 
Eskişehir
Üyelik Tarihi: Tem 2012
Yaş: 28
Mesajlar: 77
Axelis Çevrimdışı
Varsayılan Cvp: Hoşçakal Fıstık... Hoşçakal...

Şu an ağlıyorum. Daha benim kedim yavru ama korkuyorum. Bazen hiç almasa mıydım diyorum. Çok bağlandım ona. Allah sabır versin.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-09-14, 00:05   #9
 
Üyelik Tarihi: Eyl 2014
Mesajlar: 1
NlfrZynp Çevrimdışı
Varsayılan Cvp: Hoşçakal Fıstık... Hoşçakal...

Allah sabır versin Kendi kedim olmasa bile aşırı ağladım... Tekrar Allah Sabır Versin... :'(
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 02-10-14, 22:14   #10
 
fbeyza üyesinin avatarı
 
İstanbul (Avrupa Yakası)
Üyelik Tarihi: Haz 2014
Yaş: 14
Mesajlar: 966
fbeyza Çevrimdışı
Varsayılan Cvp: Hoşçakal Fıstık... Hoşçakal...

Çok ağladım valla allah sabır versin sana kardeş kesin bunu yazarken gözlerinden yaş akmıştır ne diyicem bilmiyorum başın sağ olsun
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 28-10-14, 20:02   #11
 
dumiş üyesinin avatarı
 
Üyelik Tarihi: Tem 2014
Mesajlar: 2.099
dumiş Çevrimdışı
Varsayılan Cvp: Hoşçakal Fıstık... Hoşçakal...

Çok çok üzüldüm Başınız sağolsun, Allah sabır versin. Bir gün oğlumun da melek olacağını bilsem de hayatta olduğu Zamanların keyfini çıkarıyorum çünkü britishlerin Ömrü kısa oluyormuş
  Alıntı Yaparak Cevapla


Cevap Yaz

Konu Araçları

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
kzım fıstık yiyor mırıl Kediler 24 10-09-14 14:49
kedim fıstık kayıptır... engineer Kedimi Kaybettim 1 27-05-12 09:35
Güzel Surat Fıstık' Da Artık Yürüyor Koşuyor şimdi Yuva Istiyor... barakiel Ücretsiz Köpek İlanları 0 15-09-09 18:04



Saat 11:45.

Reklam
© Copyright 2008 Mihav.com
Creative Commons Lisansı
x


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198