Markamama.com
Geri Git   Mihav.com > Serbest Kürsü > Paylaşım - Sohbet


Cevap Yaz
Eski 11-01-09, 23:06   #1
 
meneldur üyesinin avatarı
 
Üyelik Tarihi: Oca 2009
Yaş: 35
Mesajlar: 885
meneldur Çevrimdışı
Arrow Cumhuriyetin İlk Kadın Hakimi (Herkes Okusun)

- kalktı.Sabah ezanının insan ruhuna huzur veren sesi oda içinde yankılanıyordu. 88 yaşından beklenmeyecek bir çeviklikle pencereye doğru yöneldi. Pencereyi açması ile birlikte odaya ezan sesi ile birlikte baharın güzel kokusu ve kuş cıvıltıları doluştu. Penceresinden gözüken Kurtuluş Parkına bakarak yaşlı ciğerlerine sabahın ılık esintisi ile doldurdu. Abdestini aldı,
sabah namazını kıldı. Mutfağa yöneldi. Çayla birlikte bir iki lokma bir şeyler atıştırdı. Oturma odasına yöneldi. Eski bir fiskos masasının yanındaki koltuğuna ilişti. Masanın üstü çerçeveler ile doluydu. Bir tanesine uzandı, camının üzerinde titreyen parmaklarını dolaştırdı. Çerçevenin içindeki fotoğrafta İstiklal madalyalı kara yağız bir adamla, makyajsız olmasına rağmen güzelliği göz alan bir kadın birbirlerine bakarak gülümsüyorlardı. Yaşlı kadın 'Günaydın Anne, Günaydın Baba' dedi. Usulca yerine koyduğu çerçeveye bir bakış daha attıktan sonra başka bir çerçeveyi eline aldı. Bu siyah beyaz fotoğrafta da subay üniformalı bir adamla bir gelin yan yana duruyorlardı.

Yaşlı kadın çerçeveyi titreyen dudaklarla öptü. 'Günaydın Kocacığım' dedi. Kadın bu çerçeveyi de bıraktıktan sonra üçüncü ve son çerçeveye uzandı. Artık gözlerinden yaş damlıyordu. Fotoğraftaki biri erkek diğeri kız çocuklara bakıp 'Günaydın Evlatlarım' dedi. Tüm çerçevelere kısaca göz atıp 'Sizleri, hepinizi çok özledim' dedi.

Gözlerinde biriken yaşları sildi. Artık ağlamak için bile yaşlı hissediyordu kendini. Ağır ağır
doğrulduğu koltuğundan eski telefonuna doğru yöneldi. Ağır ağır numaraları çevirdi. Karşısına çıkan adama 'Bir taksi istiyorum' dedi ve adresi verdi. Kapısını kilitleyip, apartman merdivenlerine yöneldi. Yıllarca çekmediği zorluk kalmamıştı ama şimdi bu
merdivenler hayatının en büyük engeli olmuştu. Ağır ve dikkatli bir biçimde iniyordu. Sabırsızlanan taksi şoförünün çaldığı korna sokağı inletiyordu. 'Patlama be adam' dedi. Nihayet taksiye binebildi.

'Teyze hoş geldin' dedi 258211;30 yaşlarındaki şoför. 'Nereye gidiyoruz? ' Kadın kısa bir sessizliğin sonunda 'Tüm bir gün beni taşır mısın? ' diye sordu.
'Sana 500 lira veririm.' Adam küçümser bir gülümseme ile 'Mal sahibi benden her gün 500 lira istiyor teyze' dedi.
Kadın gülümsedi
'O zaman sana 650 lira vereceğim ne dersin? '
'Kurtarmaz ama senin güzel hatırını kırmayayım. İlk önce nereye gideceğiz? '
'Anıtkabir'e'
'Anıtkabir'e mi?
'Evet'
'Tamam teyzeciğim'
'Yaş kaç teyzeciğim? '
'Seksen sekiz'
'Maşallah Allah uzun ömür versin teyzeciğim'
'Allah sağlıklı mutlu ömür versin oğlum'
'Haklısın teyzecim'

Taksi Anıtkabir'in kapısına gelmişti. Şoför 'Teyzeciğim geldik' dedi. Dalgın görünen kadın
'Evladım burada yardımına ihtiyacım var' dedi. 'Benimle gel' Adam şaşırmıştı. 'Tabii teyze' dedi. Kuşkulu gözlerle 'Bizi buraya alırlar mı? '
diye sordu.

O ana kadar dalgın ve yorgun görünen kadın, bir anda irkildi. Gözlerinden ateş fışkırarak 'Ne demek almamak? Sen daha önce hiç gelmedin mi buraya? ' dedi.
'Hayır'
'Kaç yıldır Ankara'da yaşıyorsun? '
'Ben Ankaralıyım teyze. Doğma büyüme'
'Ee o zaman'
'Ne bileyim bir kez okulla gelmiştik bayramda. Bayram olmayınca burası kapalı sanıyordum ben'
Kadın sinirli bir şekilde kafa salladı.

Şoför utanmıştı. Mozoleye çıkan mermer merdivenlere kadar konuşmadılar. Merdivenlere
geldiklerinde Şoför kuşkulu bir şekilde 'Nasıl çıkacaksın Teyze? ' diye sordu.
'Her ay nasıl çıkıyorsam öyle'
'Her ay geliyor musun? '
'Evet'

Uzun bir uğraşla merdivenleri çıktılar. Mozoleye doğru ağır ağır ilerlediler. İçerisi çok erindi.
Şoför büyük bir azimle yürümeye çalışan kadının koluna girmişti. Kadının nefes alışları sıklaşmıştı. Nihayet mozolenin önüne geldiler. Kadın şoförün kolundan ani bir hareketle kurtuldu. Çantasını açtı. Tek bir karanfil çıkardı. Mozoleye doğru ilerledi. Çiçeği mozoleye koydu. Şoför şaşkınlıkla olayı seyrederken kadının ağzından şu sözlerin
döküldüğünü fark etti. 'Hayatım boyunca sana verdiğim sözü tutmak için çalıştım' Ağır ağır geriye çekilen kadın ellerini açıp Fatiha okumaya başladı. Şoför kısa bir şaşkınlığın ardından ona katıldı. Kadın bir anlık suskunluktan sonra 'Hadi gidelim' dedi.

Geldiklerinden çok daha ağır bir şekilde arabaya döndüler. Şoför kadının durumundan endişelenmeye başlamıştı. 'Yoruldun mu Teyze' dedi.
Kadın sustu. Bir süre suskunluktan sonra 'Evet hem de çok yoruldum' diye cevapladı.
'Nereye gidiyoruz? '
'Bankaya'
Şoför arabasındaki kadının herhangi biri olmadığını anlamıştı.

Bu yaşlı kadının Atatürk'e verdiği söz ne olabilirdi? En sonunda dayanamadı.

'Teyzeciğim bir şey sorabilir miyim? '
'Sor bakalım evladım'
'Anıtkabir'de Atatürk'e bir söz verdiğinizi söylemiştiniz. O söz nedir? '
'Uzun hikâye evladım'
'Olsun be teyze anlat ne olur'

'Ben lisedeyken bizim okulumuza gelmişti Atatürk. Beni de ona çiçek vermek için seçmişlerdi. Çiçeği verdiğimde bana ismimi sordu. Bende 'Adalet' dedim. Bunun üzerine 'Ne güzel ismin varmış' dedi. 'Okulu bitirince ne olacaksın' dedi bana. Hemşire dedim. Oda 'Güzel meslek ama bence sen Hakim ol ismine çok yakışır' dedi. Ben kadından hâkim olmaz ki dedim. Kaşlarını çattı, 'Sen istedikten sonra olur. Senden söz istiyorum hakim olacaksın' dedi.'

'Sen ne dedin peki? '
'Mustafa Kemal emretmiş ne denir? Söz verdim.'

'Peki, olabildin mi Adalet Teyze? '
'Evet ben Cumhuriyetin ilk kadın hakimlerindenim. '
'Vay be. Sende ne hikâye varmış Adalet Teyze'

'Herkesin bir hikâyesi vardır evladım. Herkesin hikâyesi de kendine göre değerlidir. Eğer insanların hikâyelerini bilip anlayabilirsen insanlara daha anlayışlı davranabilirsin'

'Haklısın Adalet Teyze. Bu bankamı gelmek istediğin'
'Evet'
'Yardım edeyim mi? Bende geleyim mi? '
'Hayır. Sen burada bekle lütfen. Bu arada adın neydi
evladım'
'Osman teyzeciğim'
'Tamam Osman. Beni 45 dakika kadar sonra buradan al
olur mu? '
'Tamam, teyzeciğim'

Adalet hanım bankadan içeri girdi. Osman öğlen saatinin geldiğini fark edip yemeğe gitti. Yemek boyunca Adalet hanımı düşündü. 'Kim bilir neler yaşamış, neler görmüştür' diye düşündü. Tam vaktinde bankanın önündeydi. Adalet hanım 15 dakikalık
gecikme ile geldi.

'Hoş geldin Hakim Teyze'
'Çok uzun zamandır bana Hakim denmemişti.'
'Hoşuna gitmediyse söylemeyeyim? '
'Yok, aksine hoşuma gitti. Sağol'
'Nereye gidiyoruz? '
'Seyranbağları na'
'Tabii'
'Hakim Teyze çok yer gezmişsindir sen'
'Tüm Anadolu'yu karış karış gezdik rahmetli kocamla'
'Ne iş yapardı amca? '
'Subaydı.'
'Ne zaman vefat etti? '
'1952'de'
'Çok olmuş. Gençmiş'
'Kore savaşında şehit oldu.'
'Allah rahmet eylesin Hakim teyze'
' Sağol'
'Seyranbağları 'na geldik nereye gideceğiz? '

'Sağa sap. İkinci binanın önünde dur.'
'Tamam. Buyur Hakim Teyze. Geleyim mi ben'
'Yok bekle burada'
Osman beklemeye başladı. Bir ara merak etti. Binanın uzaktan görünen levhasına baktı.
'Seyranbağları Kız Yetiştirme Yurdu' yazısını okudu. Anlam veremedi. 'Bu kadın burada ne yapar ki? ' diye düşündü.

Yarım saat sonra Adalet Hanım göründü. Yanında orta yaşlı kibar bir hanım vardı. Adalet
hanımı arabaya ağır ağır bindirdi. Kadın 'Adalet Hanım size ne kadar teşekkür etsek azdır. Her zaman yanımızdasınız. Kızlarda sizi çok seviyor. Ne olur arayı çok uzatmayın. Yine gelin' dedi.
Adalet hanım, buğulu gözlerle 'İnşallah. Kızlara selamımı söyleyin. Bende onları çok seviyorum. Onlara iyi bakın' dedi.
Araba hareket etti.
'Nereye Hakim Teyze? '
'Hemen iki sokak öteye'
Osman iki sokak ötede bu sefer başka bir binanın önüne park etti. Bu binada da 'Ankara
Seyranbağları Huzurevi' yazıyordu.
'Bekle beni'
'Tabii Hakim Teyze'
Yine 1 saate yakın bir bekleyişin sonunda bu sefer etrafında bir çok yaşlı kadın ve adamla
çıkageldi Adalet Hanım. Sarılıp öpüştükten sonra oradan ayrıldılar. Osman dikiz aynasından Adalet Hanım'ın gözlerinden akan yaşları fark etti.
'İyi misin Hakim Teyze'
'İyiyim Osman. Eski dostları görünce insan bir hoş oluyor'




'Nereye gidiyoruz? '
'Cebeci Asri Mezarlığına'
'Tamam'
'Teyze nerelisin sen? '
'Aydın Sökeliyim. Babam orada pamuk ekerdi. Annem ev hanımıydı. Sonra Kurtuluş Savaşı oldu. Babam savaşa gitti. Söke işgal oldu. Biz dağlara kaçtık annemle. Saklandık dağ köylerinde. Savaş bitince Söke'ye döndük. Allah'a Şükür Babam'da sağ salim döndü
savaştan.'
'Sonra ne oldu? '
'Liseye Aydın'a gönderdi babam. Orada Atatürk'le karşılaştım. Sözümü tutmak için İstanbul'a
gittim. Hukuk fakültesine girdim. Orada rahmetli eşimle karşılaştım. O Harbiye'de okuyordu o zaman. Mezun olunca evlendik..'
'Çocuğunuz var mı? '
'Bir kızım bir oğlum vardı.'
'Neredeler şimdi? '
'Oğlum dışişlerinde çalışıyordu.'
'Ne güzel'
'1978'de Fransa'da Ermeniler öldürdüler.'
'Üzüldüm Hakim Teyze. Başın sağ olsun. O da babası gibi şehit oldu yani'
'Evet. Şehit babanın şehit oğlu. Allah kimseye evlat acısı vermesin.'
'Amin. Ya kızın? '
'O eşi ve çocukları ile İzmit'te yaşıyordu. Öğretmendi. 1999'da depremde hepsi vefat ettiler.'
'Allah rahmet eylesin. Boş boğazlığımla üzdüm seni Hakim Teyze kusura bakma'
'Sanki sormasan aklımdan çıkıyorlar mı evladım.Sen üzülme sağol'
'Geldik Teyze'




'Tamam evladım. Al işte paran artık gidebilirsin. '
'Hakim teyze buradan nasıl döneceksin? Ben seni bekleyeyim eve bırakayım.'
'Yok beni alacaklar buradan'
'Hakim Teyze bu para fazla. Kusura bakma ben sana yalan söyledim. Taksinin sahibi benden 350 lira bekliyor. Affet beni. 350 'yi ona veririm. Gerisi kalsın. Bende para istemem. Bugün senden aldığım hayat dersinin parasal karşılığı yok zaten.'
'Çocukların var mı? '
'İki tane ellerinden öperler.' Taksinin güneşliğinden çocuklarının resimlerini çıkarıp
gösterdi.
'Adları nedir? '
'Kemal ve Ayşe'
'Oğlumun adı da Kemaldi.'
Sessizliğin ardından Osman'ın elindeki parayı ittirdi Adalet Hanım..
'Onlara bir şeyler al benim için. Onları okut. Ama yalansız, dolansız, çok çalışarak helal lokma ile büyüt ve okut. Atatürk'ün bana yaptığı gibi içlerindeki gücü fark etmelerini sağla. Bir de vatanını, milletini sevmelerini öğütle onlara.'
Osman Adalet Hanımın ellerine sarılıp öptü. Ona iyi evlatlar yetiştireceğine söz verdi. Adalet hanım mezarlığın kapısından ağır ağır içeri girerken; Osman yaşlı gözlerle onu izliyordu. Hayatının en büyük dersini kendisi küçücük, yüreği yaşadığı acılara rağmen kocaman ve güçlü bu yaşlı kadından almıştı. Osman arabasını mal sahibine götürmeye karar verdi. Bu gün daha fazla çalışamazdı.
Ertesi gün Ankara'da garip bir yağmur yağıyordu. Sanki gök delinmişti. Osman taksiyi mal sahibinden almış, durağa gelmişti. Çay ocağının yanında duran gazeteyi aldı. İlk sayfadaki haberlere göz gezdirdi. Siyaset doluydu gazete. Hiç anlamazdı. Sıkılıp adli olayların yer aldığı üçüncü sayfayı açtı. Taksiciler arkadaşları ile ilgili kötü haberleri genellikle oradan alırlardı. Göz gezdirirken bir haber dikkatini çekti.

'Dün gece geç saatlerde Cebeci Asri mezarlığında bulunan cesedin Cumhuriyet tarihinin ilk Kadın Hakimlerinden Adalet YILMAZ'a ait olduğu belirlendi. Adalet YILMAZ'ın bulunduğu yerdeki mezarların eşine ve oğluna ait olduğu belirlendi. YILMAZ vefat ettiği gün bankadaki tüm parasını çektiği, bu parayı ikiye bölerek Seyranbağları' ndaki bir kız yetiştirme yurdu
ile bir huzurevine bağışladığı belirlendi. Polis, Adalet YILMAZ'ın mezarlığa ölmek için gittiğini düşünüyor.'

Osman bir anda sarsıldı. Gözyaşlarına engel olamıyordu. Taksici arkadaşları hiçbir şey
anlamadılar. Bir daha da hiç anlatmadı Osman bu yaşadıklarını. Herkesin tek bildiği Osman'ın bardaktan boşanırcasına yağan yağmur altında 'Gökler bile sana ağlıyor' diyerek ağladığı.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 11-01-09, 23:31   #2
 
mediha üyesinin avatarı
 
Üyelik Tarihi: Ağu 2008
Mesajlar: 184
mediha Çevrimdışı
Varsayılan Cvp: Cumhuriyetin İlk Kadın Hakimi (Herkes Okusun)

çok teşekkürler paylaşım için ... insanın tüylerini diken diken yapacak kadar anlamlı ve değerli bir paylaşım ... emeğine sağlık ...
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 11-01-09, 23:35   #3
 
venüs üyesinin avatarı
 
Üyelik Tarihi: Ağu 2008
Yaş: 32
Mesajlar: 202
venüs Çevrimdışı
Varsayılan Cvp: Cumhuriyetin İlk Kadın Hakimi (Herkes Okusun)

cidden tüyler ürpertici derecede duygusal. her anıtkabire gittiğimde bunu hatırlarım herhalde
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-01-09, 03:28   #4
 
BlueL üyesinin avatarı
 
İzmir
Üyelik Tarihi: Haz 2008
Yaş: 44
Mesajlar: 24
BlueL Çevrimdışı
Blog Başlıkları: 1
Varsayılan Cvp: Cumhuriyetin İlk Kadın Hakimi (Herkes Okusun)

'Onlara bir şeyler al benim için. Onları okut. Ama yalansız, dolansız, çok çalışarak helal lokma ile büyüt ve okut. Atatürk'ün bana yaptığı gibi içlerindeki gücü fark etmelerini sağla. Bir de vatanını, milletini sevmelerini öğütle onlara.'


Söz adalet teyze; SÖZ...
  Alıntı Yaparak Cevapla


Cevap Yaz

Konu Araçları

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
isim ansiklopedisi (: 3 hav 1 miyav Paylaşım - Sohbet 147 10-09-11 22:43
Kadın.... alerjik_nane Paylaşım - Sohbet 13 12-05-09 10:38
Kadın Olmak... beyaz_peri Paylaşım - Sohbet 14 16-02-09 18:11



Saat 23:25.

Reklam
© Copyright 2008 Mihav.com
Creative Commons Lisansı
x


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198