Markamama.com
Geri Git   Mihav.com > Kedi Forumları > Kediler


Cevap Yaz
Eski 17-08-15, 23:07   #16
 
İzmir
Üyelik Tarihi: Ağu 2015
Mesajlar: 12
delicezeytin Çevrimdışı
Varsayılan Cvp: Kedimi kisirlastirmalimiyim ?

Huares tafarından gönderildi Mesajı Görüntüle
Kediler de bizde ki gibi bir aile kavramı olduğunu iddia etmedim zaten. Benim Çocuğum olsun tıp fakültesini kazansın diye de bakmazlar çocuklarına. Her Canlı da olduğu gibi içgüdüsel yaparlar bunu dediğiniz gibi. Ve tam da bu tüm canlıların varolma sebebidir. Türünün devamlılığını sağlamak. Kilit nokta da bu zaten. Bir canlıdan bu özelliğini aldığınız zaman varoluşunun anlamını yitiriyor bu canlı. Eğer çiftleşmesi onun ömrünü kısaltıyorsa kısaltıyordur bunu kimse böyle tayin etmedi. Doğanın işleyişi bu şekilde. Fakat doğuran bir kedinin doğaya yeni canlılar kazandırmasına karşın ömrünün bir kaç yıl kısalması öyle büyükte bir kayıp değil. Tamam da kedi ürediğin de yavrular sağlıksız büyüyecek sürünecek-ölecekler?

Hadi biraz sesli düşünelim bu nokta da. Her tarafı beton yığınlarla doldurduk ki bu tek başına sorun değil. Hayvanların yaşam alanlarını ihlal ettik. Tüm bunların yanında beton asfalt yığınları arasında yaşam mücadelesi veren hayvanlar için hiç bir şey yapmadık ve yapmıyoruz. İyi de kardeşim binlerce hayvan var ben ne yapabilirim? -Sakin ol şampiyon bu zaten toplumsal bir sorun. Tek başına bir şey yapamayacağını biliyorsan bir şeyi daha biliyorsun demektir. Yani bu tezin antisini. O da; Örgütlü Mücadele. Nedir örgütlü mücadele? -Varolan toplumsal bir soruna çözüm üretmek ve farkındalığı sağlamak. ''Gördüğüm her sokak hayvanını kısırlaştırıyorum'' diyen hayvansevercikler var. Şimdi bu hayvansevercik gördüğü her insana hayvanların yaşam mücadelelerini anlatsa bilinçlendirse hayvanları sevdiği onları kullanmadığı az da olsa anlaşılır? 100kişiyle konuşursun 2insan bilinçlenir o 2 insan da 2 insanı bilinçlendirse bu seri böyle devam eder ve zamanla binlerce insan bilinçlenir. Bakın oranı çok çok düşük tuttum şu an aklınızdan geçen soruya bende katılıyorum ama sadece 100 insandan ikisi bilinçlense diyorum bunun için. (akılnızdan geçen şey: hiç kimsenin umrunda olmaz sokak hayvanları). Ama bu gerçek sevginin varlığıyla oluşacak emek isteyen zorlu bir yol ne gerek var şimdi alırsın petshoptanta pazarlanan cins bir kedi koyarsın 4 duvar içine bir de kısırlaştırdın mı sorun yaratacak bir şeyi kalmaz sana.

Kedileri neden kısırlaştırdığınızın asıl cevabı Kedileri Neden Sahiplendiğinizin Cevabında Yatıyor.Çok tatlı çok seviyorum, bana huzur veriyor evin neşesi oluyor, yalnızlığımı can sıkıntımı gideriyor. Eğer sadece bunlar için sahiplenenler varsa ki bir çoğu bu şekilde oluyor malesef kısırlaştırmakta sorun değil o kedisevercikler için. Bir kedinin karnını doyuruyor olmak o kediyi kısırlaştırma hakkını yani yaşam amacını elinden alma hakkını buna gücünüz varsa bile size vermiyor. Bu şekilde sokak hayvanlarına eziyet eden insanları değil kedinizi ve onun türünü cezalandırmış oluyorsunuz. O insanlardan da hiç bir farkınız kalmıyor pardon onlar en azından kısırlaştırmıyorlar. Kısırlaştırdığınız kedilerin 2 yavrusu doğum yapacak olsa iler de o iki yavrunun da yavrularının doğum yapacağını ya da üreyeceğini düşünecek olursak yine binlerce kedinin katili olmuş oluyorsunuz doğal olarak. Bakımsız bir hayat süreceklerine hiç yaşamasınlar diyosunuz. (Şu an dünya da yaklaşık 8milyar insan yaşıyor. Bunların 1milyarından fazlası aç bildiğiniz aç. Yoksulluk sınırında olanları barınakları(ev sahibi) olmayan insanları dahil edersek yani somut bir örnekle en azından ölmeyecek kadar ve günde +14 saat çalışarak hayatı zehir ve durumu sokakta ki kedilerden çok daha vahim olan ömürleri çürüyen insan sayısı 4milyardan fazla. Bu 4 milyar insanı kısırlaştırılmıyorlar çünkü kalan elit insancıkların rahat yaşaması için bu kölelerin soyunun devam etmesi gerekir. O halde bu köleleri de kısırlaştıralım yakaladığımız yerde ulan siz zaten hayat yaşamıyorsunuz deyip.Bu yapılamaz çünkü buna gücünüz yok. Elit insanlara karşı da gelinemez buna da yüreğiniz yok.)

Bakımsız bir hayat süreceklerine hiç yaşamasınlar diyosunuz o zaman kedileri neden sahipleniyorsunuz? Yani madem kısırlaştıracaksınız, özgürlüğünü elinden alacaksınız, sosyal ortamından koparıp yalnızlığa sürükleyeceksiniz, kimyasını bozacaksınız da onu neden sahipleniyorsunuz? Siz o kedinin doğasına varoluşuna saygı duymuyorsunuz. Kendinize köle eğlencelik olarak sahipleniyorsunuz. Yalnızlığınızı gideriyor, çok sevimliler, can sıkıntınızı alıyor, kendinizi iyi hissetmenizi sağlıyor sizin için sadece bir oyuncak o tek farkı bir oyuncağa göre mükemmel olması. Onu veya türünü değil kendinizi düşünüyorsunuz. Hani kedilerin ailesi yoktu ya kuş, çiçek, böcek, arkadaş, avlanmak, hoplamak, zıplamak, koşmak, köpekten kaçmak, fare kovalamak...yani yaşamak., yok onlar için derseniz şaşırmam çünkü onları robot zannediyorsunuz. Yok meme kanseri olur yok rahim kanseri yok ömrü kısalacak gibi çocukça vicdan rahatlamaya çalışıyorsunuz. Gerçek değişmez ve 2x2 4 tür malesef hoşunuza gitmese de vicdanınız, keyfiniz ve bencilliğinizi asla unutmayacak. Onu sadece bastırabilirsiniz. Vicdan rahatlatmaca iyidir ama bazı insancıklar için. Hayatın her alanında Vicdan Rahatlatmacalar olur takılmayın zaten takmıyorsunuz da. Söyleyecek çok şey var da bu kadarı bile fazla bence iyi günler ya da iyi Vicdan Rahatlatmacalar mı deseydim kedisevercikler.

''-Dışarda çok kötü haldeydin al şu verdiklerimi ye bana da maskaralık yap özgür de değilsin artık kuş böcek çiçek arkadaş yok haberin olsun haaa bu arada verdiğim iki kap yemeğin bedeli sadece bunlar da değil senin varoluş amacını da yokediyorum kısırlaştırıyorum artık yoksun ya da şöyle söyleyim sadece benim için varsın. al şimdi iki öğün yemeğini doya doya ye!! -Miyav!!!''
Cevabınızı büyük bir sabırla okumaya çalıştım. Ancak yanıldığınız konular var. Bunları sırasıyla size açıklamaya çalışıcam.
- Yaşadığım yerdeki sahipsiz kedileri sahiplendirmeye çalışan insanlar var ve bu işi cidden önemsiyorlar. Kedileri herkese sahiplendirmeye çalışmak yerine artık tedirgin bir şekilde veriyorlar. Acaba o yavrunun sonu ne olur? diye düşünüp arkasını bırakmadan veriyorlar. Yani sokaktaki binlerce hayvanla ilgilenen güzel insanlar var.
- Bu kedilerden kimisi kısırlaştırılıyor. Özellikle sokakta yaşamaya alışmış kedilerin kısırlaştırılması oldukça önemli. Her kızgınlık döneminde yavrulayabilen bir kedi 1 yılı aşkın bir sürenin sonunda minimum 36 yavruya sahip oluyor. Dikkatinizi çekmek istiyorum onlar yavru olarak kalmıyor büyüyorlar ve onların da bu rakama ulaşabildiği biliniyor. 2. paragrafta yaptığınız matematik hesabını bu ihtimal üzerinden yaparsanız korkunç bir sayıyla karşılaşırsınız.
- İnsanlara hayvan sevgisinden önce sevginin kendisini anlatmak durumundasınız. Sevgisiz bir toplumda büyüyoruz. Bunu genele vuruyorum çünkü ülkenin ve hatta insanların genelinde bu durum var. En basitinden anne veya babanıza onları sevdiğinizi en son ne zaman söylediğinizi düşünebilirsiniz. Bu bir ölçüt değil ve sevgisizsiniz demek değil yanlış anlaşılma olmasın. Sadece anlamanız için söylüyorum.
- Canlılar soylarını devam ettirmek durumundalardır ancak hayvanların tek amacı da bu değildir. Bu kadar basite indirgemek doğru olmaz. Ayrıca bazı soyların kontrol altına alınması gerekebilir. Örneğin kediler gibi. Kedilerin kısırlaştırılması sadece kediler ve biz insanlar için değil en basitinden kuşların üreyebilmesi açısından da oldukça faydalıdır. Kedi popülasyonu artarsa kuş popülasyonunda azalma yaşanır. Bunu araştırabilirsiniz.
- Halen daha her dişinin en az 1 kere doğurması fikrini savunuyorum ancak dünya, bu fikre uygun olduğu zamanı çoktan geçti.

Sizin burada yapacağınız en güzel şey evinizde varsa kedinize sahip çıkmak ve dışarıdaki kedilere yardım edip, belki sahiplendirip vicdanınızı rahatlatmak olur. Son söylediğimi kötü anlamda kullanmadım. Hayvanların kısırlaştırılmalarına çok fazla takılmayın. Dışarıda çok fazla kedi var zaten onlar doğuruyor.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 18-08-15, 00:47   #17
 
Huares üyesinin avatarı
 
Ankara
Üyelik Tarihi: Ağu 2015
Mesajlar: 10
Huares Çevrimdışı
Varsayılan Cvp: Kedimi kisirlastirmalimiyim ?

delicezeytin tafarından gönderildi Mesajı Görüntüle
Cevabınızı büyük bir sabırla okumaya çalıştım. Ancak yanıldığınız konular var. Bunları sırasıyla size açıklamaya çalışıcam.
- Yaşadığım yerdeki sahipsiz kedileri sahiplendirmeye çalışan insanlar var ve bu işi cidden önemsiyorlar. Kedileri herkese sahiplendirmeye çalışmak yerine artık tedirgin bir şekilde veriyorlar. Acaba o yavrunun sonu ne olur? diye düşünüp arkasını bırakmadan veriyorlar. Yani sokaktaki binlerce hayvanla ilgilenen güzel insanlar var.
- Bu kedilerden kimisi kısırlaştırılıyor. Özellikle sokakta yaşamaya alışmış kedilerin kısırlaştırılması oldukça önemli. Her kızgınlık döneminde yavrulayabilen bir kedi 1 yılı aşkın bir sürenin sonunda minimum 36 yavruya sahip oluyor. Dikkatinizi çekmek istiyorum onlar yavru olarak kalmıyor büyüyorlar ve onların da bu rakama ulaşabildiği biliniyor. 2. paragrafta yaptığınız matematik hesabını bu ihtimal üzerinden yaparsanız korkunç bir sayıyla karşılaşırsınız.
- İnsanlara hayvan sevgisinden önce sevginin kendisini anlatmak durumundasınız. Sevgisiz bir toplumda büyüyoruz. Bunu genele vuruyorum çünkü ülkenin ve hatta insanların genelinde bu durum var. En basitinden anne veya babanıza onları sevdiğinizi en son ne zaman söylediğinizi düşünebilirsiniz. Bu bir ölçüt değil ve sevgisizsiniz demek değil yanlış anlaşılma olmasın. Sadece anlamanız için söylüyorum.
- Canlılar soylarını devam ettirmek durumundalardır ancak hayvanların tek amacı da bu değildir. Bu kadar basite indirgemek doğru olmaz. Ayrıca bazı soyların kontrol altına alınması gerekebilir. Örneğin kediler gibi. Kedilerin kısırlaştırılması sadece kediler ve biz insanlar için değil en basitinden kuşların üreyebilmesi açısından da oldukça faydalıdır. Kedi popülasyonu artarsa kuş popülasyonunda azalma yaşanır. Bunu araştırabilirsiniz.
- Halen daha her dişinin en az 1 kere doğurması fikrini savunuyorum ancak dünya, bu fikre uygun olduğu zamanı çoktan geçti.

Sizin burada yapacağınız en güzel şey evinizde varsa kedinize sahip çıkmak ve dışarıdaki kedilere yardım edip, belki sahiplendirip vicdanınızı rahatlatmak olur. Son söylediğimi kötü anlamda kullanmadım. Hayvanların kısırlaştırılmalarına çok fazla takılmayın. Dışarıda çok fazla kedi var zaten onlar doğuruyor.


- Yaşadığınız yer de kedileri sahiplendiren güzel insanlar yok demedim.
- Yıllar içinde 36x36 yavrudan değil binlerce kediden bahsettim zaten. _000>36
- Sevmekle seviyorum zannederek o şeyi sömürmenin çeşitli yöntemleri var. (Sevgisizlik konusunda hemfikiriz yazımda buna değindim zaten)
- Tabi kii.. hayvanların bir de kariyer planı vardır. Geçen bir inekle sohbet ettik pilot olmak istiyordu. Kontrol altına alınması gereken tek popülasyon insan türüdür. Tek amaç çiftleşmektir de demedim. Çiftleşmenin dışında sosyal ortam ve yaşayış var bir de. Biyolojim iyi değildir ama ilkokul biyolojisini az çok bilirim. Besin zincirine müdahele gömleğin düğmelerinin kayması gibidir. Kedi Kuş Solucan Parazit Bitki vb Denge İçindedir. Kediler de ömürleri boyunca çok az kuş yer. Zincirde kedilerin altında fareler yer alır bu nedenle.
- Çelişki? Ekolojik dengelerin bozuk olduğunu savunuyorum. Bunun çözümünün bozduğumuz dengeleri hissetmemek için hayvanları kısırlaştırmak olduğuna inanmıyorum.

Tam olarak neye cevap verdiniz bilmiyorum bence siz bile anlamadınız bunu. Çünkü sırf cevap vermek için yazmışsınız. Verdiğiniz cevaplar da yazdıklarıma muhalefet tek nokta yok aslında.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 18-08-15, 04:06   #18
 
İzmir
Üyelik Tarihi: Ağu 2015
Mesajlar: 12
delicezeytin Çevrimdışı
Varsayılan Cvp: Kedimi kisirlastirmalimiyim ?

Huares
O zaman insanların kısırlaştırılmasını düşünerek de siz insanların neslini devam ettirme güdüsüne karışıyorsunuz sizin tabirinizle. Kediler aile planlaması yapamadıkları için bunu onların yerine bizler yapıyoruz. Daha basitçe anlatayım,
Bu kadar hayvan sevgisinden mahrum bir dünyada hayvanları seven insanlar olarak onların acı çekmelerini engellemek adına kısırlaştırıyoruz. Kediler evcil hayvanlardır bunu da biliyor olmanız gerek değil mi?
Yani kediyi evcilleştirmek de o zaman binlerce yıl önce başlayan bir bencillikti? Kedi ille kendi türüyle sosyalleşmek zorunda değil insanla da gayet iletişim kurabiliyorlar. Kedinin derdi değil yani bir başka kediyle takılmak. Tabii ki takılmak isteyen kediler olabilir onlar zaten sokak koşullarında hayatta kalabilen kedilerdir.
Cevap vermek için vermedim. Fikrimi siz alıntılamadan önce belirtmiştim zaten.
Ayrıca alaycı bir şekilde konuştuğunuz için sizin fikrinizin de bir önemi kalmadı benim için. Kimse birbirini ikna etmek zorunda değil. Konuyu açan kişinin kedisini kısırlaştırması en mantıklısı ki o kararını vermiş zaten.
Kedilerin veya genel olarak konuşayım hayvanların kısırlaştırılmaları konusunda bu kadar kafa yoracağınıza başka kafa yorulması gereken birincil ekolojik sorunlara yönelebilrisiniz. Sizin için daha faydalı olacaktır. Bu da benim son cevabım olsun.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 18-08-15, 14:47   #19
 
Huares üyesinin avatarı
 
Ankara
Üyelik Tarihi: Ağu 2015
Mesajlar: 10
Huares Çevrimdışı
Varsayılan Cvp: Kedimi kisirlastirmalimiyim ?

delicezeytin tafarından gönderildi Mesajı Görüntüle
Huares
O zaman insanların kısırlaştırılmasını düşünerek de siz insanların neslini devam ettirme güdüsüne karışıyorsunuz sizin tabirinizle. Kediler aile planlaması yapamadıkları için bunu onların yerine bizler yapıyoruz. Daha basitçe anlatayım,
Bu kadar hayvan sevgisinden mahrum bir dünyada hayvanları seven insanlar olarak onların acı çekmelerini engellemek adına kısırlaştırıyoruz. Kediler evcil hayvanlardır bunu da biliyor olmanız gerek değil mi?
Yani kediyi evcilleştirmek de o zaman binlerce yıl önce başlayan bir bencillikti? Kedi ille kendi türüyle sosyalleşmek zorunda değil insanla da gayet iletişim kurabiliyorlar. Kedinin derdi değil yani bir başka kediyle takılmak. Tabii ki takılmak isteyen kediler olabilir onlar zaten sokak koşullarında hayatta kalabilen kedilerdir.
Cevap vermek için vermedim. Fikrimi siz alıntılamadan önce belirtmiştim zaten.
Ayrıca alaycı bir şekilde konuştuğunuz için sizin fikrinizin de bir önemi kalmadı benim için. Kimse birbirini ikna etmek zorunda değil. Konuyu açan kişinin kedisini kısırlaştırması en mantıklısı ki o kararını vermiş zaten.
Kedilerin veya genel olarak konuşayım hayvanların kısırlaştırılmaları konusunda bu kadar kafa yoracağınıza başka kafa yorulması gereken birincil ekolojik sorunlara yönelebilrisiniz. Sizin için daha faydalı olacaktır. Bu da benim son cevabım olsun.

İnsanları kısırlaştırma konusunda ironi yaptığımı ayrıca belirtmem gerekiyordu sanırım. Her türün kendi sosyal ortamı vardır kendi türünde canlıların olduğu. Bir türün evcilleşmesi; insanla iletişim kurmayı kabullenmesi demektir, o türü hayatı boyunca 4 duvara hapsedip kısırlaştırarak kimyasını bozmayı haklı kılmaz.
Birincil ekolojik sorunlara kafa yormadığımı nereden biliyorsunuz? ki ekolojinin birincil ikincil diye ayırt edilebilen sorunları yoktur sizin için sorun olmayan her hangi bir şey doğa için çok büyük bir sorundur. Bunu anlayabilmek geniş bakış açısı gerektirir.
Öyle sadece kafa yoran bir halta yaramayan Entelektüel insancıklardan da nefret ederim. Hayvanseverlik adı altında bir takım derneklerde gönül eğlendiren ve eylemleri yani yaptıkları savunduğunu söylediği şeylerin tamtersi olan insancıklar. Türkiye de öyle samimi ve temellendirilmiş mücadele yöntemleri kanalize edilmediği yani hava da kaldığı, ki bizim toplum da bir çok şey hava da bu anlamda, bunun da geçim kaygısından bir türlü kurtulamamamızdan geldiğinin aşikar olduğu büyük bir gerçek. Benim de hayatımın merkezinde değil bu konu. Bu siteye de iki gün önce eve getirilen bir yavru kedi hakkında sorularım olduğu için üye oldum.
Beni şaşırtan şey hayvansevercik ya da kedisevercik olduğunu iddia edenlerin kedileri kısırlaştırma konusunda bu kadar gaddar olabilmesi. Yazığım şeyde de kimseyi ikna etmek gibi bir düşüncem de yoktu. Zaten düşünce yetisini kaybetmiş insancıklar işine gelmeyen hiç bir şeye ikna olmazlar. Düşünce yetisini kaybetmemiş bir kaç kediseverciğin değinmeye çalıştığım konulara kafa yorma ihtimali beni çok mutlu eder mistanlar adına. Bu da benim yazdığım son şey olsun.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 18-08-15, 20:29   #20
 
Üyelik Tarihi: Oca 2015
Mesajlar: 365
sanon Çevrimdışı
Varsayılan Cvp: Kedimi kisirlastirmalimiyim ?

Huares tafarından gönderildi Mesajı Görüntüle
BENCE: Tabi ki hayır. Kedinizi sosyalleştirin yani ya eve bir kedi daha alın karşı cins ya da uygun bir dış ortama bırakın arada kontrol edebileceğiniz. Yada kızgınlık dönemlerinde sabırlı olmalısınız. Bir oyuncak da alabilrsinz ona arkadaslk edecek kendi boyutlarnda. Kısırlaştırmak demek bir canlının varoluş nedenini elinden almak yani o canlıyı yoketmek demektir aslında. Kısırlaştırmak yerine kendinize bir robot alın onunla oynayın derim ON/OFF tuşunun felsefesi kavrayacağınız üzre daha basittir misyonu da
"Kedinizi sosyalleştirin yani ya eve bir kedi daha alın..."
Eve ikinci bir kedi almak kedinin hayatını daha tatmin olacağı şekilde geçirmesi (kendi türünden bir arkadaş, iletişimsel, duygusal nitelikleri daha tatmin edici bir yaşam ...) için iyi bir çözüm olabilir ama bunun nedeni çiftleşmelerini sağlamak olamaz çünkü kısırlaştırılmamış iki kedi yıllar içinde binlerce yavru oluşturur. Bunların pratikte minimum iyi koşullarda yetiştirilmesi/yaşaması imkansızdır. Yavruların çok azı iyi yuvalara sahiplendirilebilir. Bu konuyla ilgili pratik çözümlerinizi duymak isteriz; "kısırlaştırmayın" diyip bunun getireceği sonuçları üstünkörü geçiştiremezsiniz. Her bir noktada elle tutulur çözümleriniz olmalı...

"...ya da uygun bir dış ortama bırakın arada kontrol edebileceğiniz."
Ev kedisini kızışma döneminde çiftleşsin diye uygun bir dış ortama bırakmak diye bir şey olmaz... Birçok nedeni var. Araştırın. Pratikte olmayacak şeyler söyleyerek kendi argümanlarınızı geçerli kılmanız mümkün değil.

"Yada kızgınlık dönemlerinde sabırlı olmalısınız..."
Kısırlaştırılmamış bir dişi kedi kabaca ocak-ekim ayları arasında HER İKİ ÜÇ HAFTADA BİR 4-6 GÜN kızışır. Bu dönemlerdeki davranışları çoğu apartman ortamında birlikte yaşamı imkansızlaştıracak kadar ileri düzeydedir. Siz dayansanız komşularınızdan şikayet gelir...

"Bir oyuncak da alabilrsiniz ona arkadaslk edecek kendi boyutlarnda. Kısırlaştırmak demek bir canlının varoluş nedenini elinden almak yani o canlıyı yoketmek demektir aslında."

Oyuncak konusunu bilmiyorum, işe yarayabilirse düşünülebilir...
"Varoluş nedeni" konusuna gelecek olursak; hayvan açısından bakıldığında -ki aslında temel açı bu olmalıdır- kısırlaştırılmamış bir hayvanın ömrü boyunca bu temel içgüdüye sahip olmasına rağmen -doğasına saygı gösterilmesi adına- çiftleşmekten mahrum bırakılması kısırlaştırılmasına nazaran çok daha büyük bir işkencedir ve etik problemdir. Ömrü boyunca tatmin edemediği çok güçlü bir içgüdüyle yaşamaya hayvanı zorunda bırakmaktır. "Varoluş nedenini elinden almak" olsa olsa tam da böyle bir durumdur. Bu durumun bir paralelinin ilgili bireylere (cinsel içgüdüleri yerinde olduğu halde sağlıklı bir cinsel yaşama sahip olması çeşitli biçimlerde sistematik olarak engellenmiş insan bireyleri ve onlardan oluşan toplumlar) ne kötülükte durumlara yol açacak ciddi "varoluşsal huzursuzluk"lar getirdiği ilgili ortamlarda gözlenebilir.
Kısırlaştırılmış bir hayvan ise bu içgüdüyü tetikleyen hormonlara artık sahip olmadığı için hayatından çiftleşme motivasyonu ve seksüel uyarımlar çıkar. Kısırlaştırılmış birçok hayvanın fiziksel ve psikolojik olarak sağlıklı ve mutlu hayatlar sürdürebildiği de bilinen bir durumdur. Sağlıklı ve mutlu olabildiklerine göre de, hayvan açısından bakıldığında, "varoluş nedeninin elinden alınması", "hayvanı yok etmek" gibi durumlardan da söz edilemez. Eğer böyle olsaydı kısırlaştırılmış tüm canlılar hızlı bir şekilde ağır depresyonlara girip hayatlarının geri kalanında yaşayan ölülere dönüşürlerdi. Böyle olmadığını biliyoruz.

"Kısırlaştırdığınız kedilerin 2 yavrusu doğum yapacak olsa iler de o iki yavrunun da yavrularının doğum yapacağını ya da üreyeceğini düşünecek olursak yine binlerce kedinin katili olmuş oluyorsunuz doğal olarak. Bakımsız bir hayat süreceklerine hiç yaşamasınlar diyosunuz."
Doğum kontrol yöntemleri, sizin bu mantığınıza göre insanlık tarihinin gördüğü en büyük soykırım aracı oluyor o zaman... Doğması engellenen milyarlarca insan... Buradaki mantıksal hatayı anlatmakla zaman kaybetmeyelim. Siz biraz düşünün... Ayrıca sefalet ve acıyla var olmayı da matah bir şeymiş gibi yeğlemeniz sadece sizin kişisel tercihiniz olabilir fakat bundan sağlam bir düşünce ya da argüman tabii ki çıkamaz.

Özetle, "bir canlı kendi motivasyonları, zevkleri, tercihleri uğruna başka bir canlının en temel varoluşsal haklarını ve özelliklerini yok ediyor ve bu yaptığına aslında geçerli olmayan çeşitli kılıflar uyduruyor" demeye çalışmışsınız ama bence hiç olmamış. Olmamış çünkü ortadaki gerçeklikle ilgili analiziniz problemli, dolayısıyla çıkarımlarınız da problemli... Savunduğunuz fikri destekliyor gibi görünen insan örnekleri olsa da gerçekliğin tamamı kesinlikle bundan ibaret olmadığı için temel çıkarımlarınızda bence ciddi problemler var...

Bu konu en son " 18-08-15 " tarihinde saat 20:41 itibariyle moderatör veya konu sahibi tarafından düzenlenmiştir....
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 19-08-15, 05:08   #21
 
Huares üyesinin avatarı
 
Ankara
Üyelik Tarihi: Ağu 2015
Mesajlar: 10
Huares Çevrimdışı
Varsayılan

Kedi çiftliği kurmaktan bahsetmedim orada ki verdiğim örnekler de kısırlaştırmanın kedi için çözüm olmadığından kendiniz için iyi bir çözüm olduğundan bahsettim. İki kedinin yavruları dağıtılıp tekrar çiftleşmemeleri sağlanırsa öyle bir sorun olmaz. Bu sadece bir örnek. Olayın diğer boyutu, çiftleşmelerinin dışında, yani tüm ömrünü 4 duvar arasında geçirecek olması.

Öyle bir şey olur mu olmaz mı aşağıdaki fotoğraftan rahatlıkla anlayabilirsiniz. Bir çok nedeni varmış öyle bir şey olmazmış? Öyle bol keseden atmakla olmuyor. İlk kedimiz kızana geldiğinde dışarı bırakmaya kıyamadım, kısırlaştırmaya da kıyamadım ancak kendimi değil onu düşündüğüm an bıraktım dışarı çok çokta üzüldüm kaç gün ağladığımı hatırlamıyorum. (onu döverlerse, araba çarparsa, aç kalırsa, gözü kör olursa, mikroptan hastalığa yakalanırsa,,,vb onu azad etmemem için yüzlerce sebebim vardı. Ancak hayattı bu evde hastalığa yakalanıp koca bir ömrü hiç kelebek kovalamadan, hiç ağaca tırmanmadan, hiç dişiliğini yaşayamadan, hiç yağmurdan ıslanmadan, hiç köpekten kaçmadan, hiç fare kovalamadan ölüp gidecekti. Önce gözyaşımı sildim bunu yaptığımda 16yaşındaydım) Onu ilk bıraktığımızda toprakla bir bütünleşmesi vardı görecektiniz asma yaprağının altında sevincinden havalara uçtu üzüntüden ve sevinçten ağlar mı bir insan bunu yaşadım emin olun çağırdım pisiledim elimi uzattım gelmedi gelseydi dayanamayıp arabaya koyup geri götürecektim kendime yenik düştüm o an için her şey çok karışıktı) neyse fotoğraflar her şeyi anlatıyor. (Yıllar sonra bıraktığımız bahçeye gittim tesadüfen geldi ya da bilmiyorum belki tesadüf değildir çocuklarını gösterdi bize belki bilmiyorum) 4Duvar arasında geçirilen ömür ve kısırlaştırmayla hissizleştirdiğiniz ve oyuncağa dönüştürdüğünüz kedilerinizin çok mutlu olduklarından bahsediyorsunuz ya gerçekten mutlu kedi nedir çok fotoğrafım var ancak geçen yaz çektiğim bir fotoğrafı da koyuyorum anlaşılması açısından.












Bu sabırlı olma konusundan 'bazı şartların olgunlaşması için beklemeyi' kastettim. O an için tek yol kısırlaştırmak gibi görünüyorsa başka imkanınız yoksa bir kızan dönemine özel bir oyuncak alın dedim. Yoksa ettiğiniz eziyete tepki olarak çıkardığı çığlıkları dinleye dinleye oturun demedim. Ki bu yaşam çığlıklarının bizleri ya da komşuları rahatsız etmesine değil de o canlının yaşama isteği karşısında elinden bir şey gelmemesine takılmalıyız. Burada sorun onun içgüdüsel olarak varoluşundan gelen (bunu adına hormon diyorsunuz bu aşamada) isteğine saygı duymak o isteği yok etmek değil.

Bir hayvanın ömrü boyunca 4duvara hapsedilmesine karşıyım.Yoksa Kısırlaştırmayın bırakın acı çeke çeke yaşasın demiyorum. Kısırlaştırmakta bu hapsin doğal sonucu zaten. Ha ben ne mi yapıyorum? Görüyorum bir yavru kedi sokaktan alıp besliyorm aşılarını yaptırıp bir kaç yıl kadar baktıktan sonra onun için en iyi ortamı bulup oraya bırakıyorum. Eğer kediniz gitmek istemiyorsa, ki bu kısırlaştırmadan mümkün değil, yaşamak istiyorum sinyalleri vermez size.

Bir hayvanı kısırlaştırmakla öldürmek arasında küçük bir fark var. Birinde ölene kadar sizi eğlendiriyor, diğerin de anında mükemmel oyuncağınızı kaybediyorsunuz.

Bu insan örneği konusunda 'ironi yaptığımı açıklamalıydım sanırım' lafının yeterli gelmemiş olmasına gerçekten inanamıyorum. İroninin ne olduğunu bir araştırıp yazımı tekrar okuyun derim. (Demagojiye alışkınız okurken yadırgamadım.)

Kısırlaştırılmış hayvanın psikolojik ve fiziksel durumu süpermiş. Siz hayvanı kısırlaştırdığınızda o hayvanın kimyası değişiyor. Bu senin anlayabileceğin bir değişim değil. Kısırlaştırmadan önce de miyavlıyordu kısırlaştırdım havlamıyor mu diyorsunuz anlamadım. O artık hormonlarından arındırılmış bir süperoyuncak eski kediniz (varolduğu gibi) değil.

''Bir canlı kendi motivasyonları, zevkleri, tercihleri uğruna başka bir canlının en temel varoluşsal haklarını ve özelliklerini yok ediyor ve bu yaptığına aslında geçerli olmayan çeşitli kılıflar uyduruyor.'' az çok anlamaya çalışmışsınız da keşke şu anladığınız şeyin doğruluğundan bahsetseydiniz biraz daha yapıcı olurdu.


Yazdıklarımda baştan sona okunduğunda tüm bunlara değinmeme rağmen bu sefer gerçekten son bir şey yazıp sonuca bağlamak istiyorum kendi fikrimi. Yanlış anlaşıldığımı düşünmeye başladım çünkü bu iştahlı karşı çıkışlarınıza çok şaşırıyorum. Ortada bir yanlış var ve bu yanlışa biz insanlar dışında herhangi bir canlı neden olmadı. Bu yanlış genel anlamda hepimizin yani bizim türümüzün tüm dünya bizimdir mantığıyla tüm doğayı topyekün katletmemizle başladı ve bunun doğal sonucu olarak bir çok hayvanın nesli tükendi tükenmeye de devam ediyor. Bu günlük yaşantımızı etkilemese de geniş açıdan bakınca kendi ayağımıza sıktığımızı görebiliriz. Konuyu daha özele indirgediğimiz zaman hepimizin gözünün önünde yaşam mücadelesi veren sokak hayvanlarını görüyoruz. Doğal bir yaşam mücadelesi zaten doğanın kanunu. Yani bir kedi bir kediyi öldürebilir. Bir kedi hastalanıp ölebilir. Benim de yarın ölebileceğim gibi. Şimdi bu yanlışın dışa vurumundan birini sokakta sürünen hayvanlar diye tanımladık. Biz bu yanlışı görüp, yarattığımız bu yanlışla yüzleşip, ve hayvanları da seviyormuşuz ya, buna çözüm üretmek bununla mücadele etmek insanları bilinçlendirmek farkındalık yaratmak yerine, yaptığımız bu yanlışa karşın bir yanlışta biz yapıyoruz tuttuğumuza. Yani kısırlaştırmak bizi bu yanlışa ortak yapıyor. İki yanlıştan bir doğru çıkmaz. Biz doğrusunu yapmalıyız onlara yaşam alanı yaratmalıyız bunu yapamıyorsak bile samimi bir mücadele yöntemi kanalize etmeliyiz. Ben her şeye inanıyorum da asla o kadar vicdansız değiliz. Bin kişiden üçü bu hayvanlara işkence ediyor. Bunlarda ruh hastası zaten. Kalan 997 kişiden 900ü hiç bir şey yapmıyor. Ne işkence ediyor ne de bakıyor sokak hayvanlarına. Her bin kişiden 7si de bu hayvanları sahipleniyor diyelim. (Dikkat ederseniz petshoplarda pazarlanan mal haline getirilen 'cins' kedi sahiplenmesini hiç dahil etmiyorum bile ayrı bir tartışma konusu. Genelde aynı insancıkların marka takıntıları da vardır. Maddeye teslim olmuşlardır özleri boş olduğundan. Şimdi burdan da demogoji yaratmayın. marka giyen insan aşağılıktır demiyorum ben de marka giyiyorum kalite ararım bu ayrı konu marka takıntısı ayrı) Bu 7 kişiden de 6sı bu hayvanları kısırlaştırıyor. Elde kaldı bir. Bu bin canlıdan Sadece bir tanesine gerçekten karşılıksız faydamız oluyor. Bu böyle olmak zorunda değil. Bizim o canlılara daha fazla bedel ödetirken bir de onlara iyilik yapıyormuş gibi görünmeye çalışmamızı kaldıramıyorum. Örgütlü mücadele şu bu belki saçmalık geliyor sizin için ancak o bin kişiden sadece 6 kişisiniz. Ben rahatlıkta bin de 12 çıkartırım ve bunu yaptığıma ve yapacagıma emin olun. Ancak sizden de, bırakın 12yi çok sevdiğinizi söyledgnz sahiplendiğinz için bu misyona sahip olmanızı bekliyorum, sadece 5 kişiyi bilinçlendirmenizi beklemek kedilerin hakkı. Ancak bırakın bilinçlendirmeyi etrafınıza 'al bir kedi kızana gelince kısırlaştırırsın' diyorsunuz. Özetle bir yanlışın varlığını kabul etmek umut ışığıdır o yanlışın doğrusuna ulaşmak için. İki gündür onlarca şeyden bahsettim onlarca örnek verdim amaç açık bulmaksa çok şeyden bahsettiğim için çok kolaydır bu. Yani gerçekten düşünmeden haklı haksız meselesiyse konu tamam arkadaşlar siz haklısınız tuttuğunuzu kısırlaştırın.

Bu konu en son " 31-08-15 " tarihinde saat 20:04 itibariyle moderatör veya konu sahibi tarafından düzenlenmiştir....
  Alıntı Yaparak Cevapla


Cevap Yaz

Konu Araçları

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Yavru kedimi annesi hatirlar mi? rdmption Kediler 4 17-08-15 15:19
kedimi kısırlaştırdık bir sorun var çok korkuyorum ekindeniz Kedi Sorunları 2 11-02-15 00:16
Kedim sokak kedisimi cins kedimi? Uğur123 Kedi Irkları 13 02-04-14 00:59
Kedimi Verdiğime Pişmanım limonn Kediler 7 13-09-13 21:01
Kedimi özlüyorumm.. eflalm Paylaşım - Sohbet 44 18-08-13 22:08



Saat 09:51.

Reklam
© Copyright 2008 Mihav.com
Creative Commons Lisansı
x


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198