Markamama.com
Geri Git   Mihav.com > Serbest Kürsü > Güncel


Cevap Yaz
Eski 20-11-08, 17:01   #16
 
Üyelik Tarihi: Kas 2008
Mesajlar: 14
arniedes Çevrimdışı
Varsayılan Cvp: kobay hayvanları !!!

Kesinlikle gerçeğe dayalı ve bilimsel zorunluluğu var en basit örneği; Hindistan ve Avustralya'da yılda binlerce insan yılan ısırılması sonucunda hayatını kaybediyor ve binlercesi panzehirler sayesinde kurtuluyor.
Şimdi soruyorum ikinize de bana vücudunda yılan zehrine karşı bağışıklık oluşturan bir insan gösterir misiniz?
Eğer öyle insanlar bulabilirseniz bilimde bir patlama yapalım, hem hayvanlarda denek olmaktan çıkar.
(Bunun gibi zorunlu olmasını gerektirecek bir çok örnek bulabilirsiniz)
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 20-11-08, 17:20   #17
 
Üyelik Tarihi: Tem 2008
Yaş: 37
Mesajlar: 1.000
3 hav 1 miyav Çevrimdışı
Blog Başlıkları: 4
Varsayılan Cvp: kobay hayvanları !!!

ikinize de söylüyorum (!) iyiki nezaketsiz bir şeklde belirttiniz yoksa anlıyamıyacaktım......

bakın siz hala başaka bir şeye takıldınız bu denekler zaten hazırda kuyruk. ve panzehiri insanlar üzerinde de deneye bilirler ki yapanlar var mutlaka, yılanları kullanıyorlar evet ama bu onların evrim geçirecek kadar değişime uğramalarına ya da kulaklarında yaralara acıya sebeb değil.........

panzehirden bahsediyorsunuz pencerinizi bence biraz daha genişletin ve ilaç için kullanılan kobay hayvanlarını düşünün.....
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 20-11-08, 17:38   #18
 
Üyelik Tarihi: Kas 2008
Mesajlar: 14
arniedes Çevrimdışı
Varsayılan Cvp: kobay hayvanları !!!

Nezaketsiz bir şekilde anlattığımı sanmıyorum.Ama böyle demenizin nezaketsizlik örneği olabiliceğini farkedersiniz umarım.
Başka bir konuda da takılmış kalmış değilim.Bilimsel olarak zorunluluğu yoktur demişsiniz bende varolduğunu belirttim ve diyorsunuz ki panzehiri insanlar üzerinde deneyebilirler ve yapanlar var mutlaka bana gösterir misiniz yapan bir insan, yılan zehrine karşı panzehir kullanmadan hayatta kalan bağışıklık oluşturan, sayesinde panzehir üretilen.
Bu arada pencerenizi biraz daha genişletin demişsiniz ben yeteri kadar geniş olduğuna inanıyorum konumuz panzehir değil tabii ki ama ben zorunluluğu yoktur iddianıza cevap vermek için en basitinden bu örneği kullandım. İlla ilaç için kobay olan hayvanlardan mı örnek vermem gerekir? Sonuçta hepside aynı şeylere maruz kalmıyorlar mı?
Uzun lafın kısası iddianız yersiz bir iddia hayvanların kobay olması elbette üzücü ama zorunlu...
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 20-11-08, 17:51   #19
 
Üyelik Tarihi: Tem 2008
Yaş: 37
Mesajlar: 1.000
3 hav 1 miyav Çevrimdışı
Blog Başlıkları: 4
Varsayılan Cvp: kobay hayvanları !!!

inanın ilk pragraftan sonra yazdığınız hiç bir şeyi okumadım
ve anladım ki sizinle bir konu üzerinde tartışmam mümkün değil....

mihav ailesinde hoş vakit geçirmeniz dileğiyle........
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 20-11-08, 19:40   #20
 
aayışığıı üyesinin avatarı
 
Üyelik Tarihi: Eyl 2008
Mesajlar: 44
aayışığıı Çevrimdışı
Varsayılan Cvp: kobay hayvanları !!!

yazıklar olsun bu tür insanlara gözlerini para kör etmiş hayvanların deney veya kürklri için katliyam ypıyolar ve ben bi insan olarak onlar adına utanıyorum yazıklar olsun
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 20-11-08, 22:23   #21
 
Üyelik Tarihi: Kas 2008
Mesajlar: 14
arniedes Çevrimdışı
Varsayılan Cvp: kobay hayvanları !!!

3 hav 1 miyav tafarından gönderildi Mesajı Görüntüle
inanın ilk pragraftan sonra yazdığınız hiç bir şeyi okumadım
ve anladım ki sizinle bir konu üzerinde tartışmam mümkün değil....

mihav ailesinde hoş vakit geçirmeniz dileğiyle........
Bu yazdıklarınız için yazdıklarımı tekrar tekrar okudum ve yanlış yazdığım hiç birşey göremedim.Açıkcası böyle bir tepki beklemezdim saygı çerçeveleri içinde bir konuyu tartıştığımızı düşünüyordum.
Ne ise neticede siz istesenizde istemesenizde gerçek bu, yapılması gereken bu, çünkü başka bir çaresi yok.
Bilimin adamları zaten insanların kullanılabileceği yerde insanları da kullanıyor.
İyi dilekleriniz için teşekkürler.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 20-11-08, 22:37   #22
 
Üyelik Tarihi: Kas 2008
Mesajlar: 14
arniedes Çevrimdışı
Varsayılan Cvp: kobay hayvanları !!!

aayışığıı tafarından gönderildi Mesajı Görüntüle
yazıklar olsun bu tür insanlara gözlerini para kör etmiş hayvanların deney veya kürklri için katliyam ypıyolar ve ben bi insan olarak onlar adına utanıyorum yazıklar olsun
Kürkleri için yapılan ölümlere katliamdan başka birşey denemez ama deney için, insanlık adına olan hayvan ölümlerine katliam denmesi birçok şeye ve kişiye hakaret olur.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 20-11-08, 23:01   #23
 
Üyelik Tarihi: Haz 2008
Mesajlar: 1.302
Mihav Çevrimdışı
Blog Başlıkları: 10
Varsayılan Cvp: kobay hayvanları !!!

NEDEN VE NASIL YOK EDİYORUZ ?

Eski çağlarda insanlar, beslenmek ve korunmak için hayvanları öldürüyorlardı. Ama yüzyıllar içinde insanın hayvanları öldürme nedenleri çok çeşitlendi ve giderek bir katliama dönüştü. Bugün var olan türlerin yüzde yirmisinin 21. yüzyılda yok olacağı tahmin ediliyor.

Yanlış İnançlar..
Hayvanlar konusunda insanlar, birçok yanlış ve boş inanca sahipler. Kendileri için yararlı pek çok hayvanı bu yanlış inançlar nedeniyle yok yere öldürüyorlar. Örneğin tarlaları, köyleri farelerden temizleyen baykuş, "uğursuz" olduğu yolundaki yanlış inanç nedeniyle öldürülüyor. Leşleri yiyerek hastalık ve mikropların çoğalmasını engelleyen sırtlanlar, "çirkin" oldukları gerekçesiyle yok ediliyor. Aynı biçimde kurt, karga, yılan, örümcek ve daha pek çok tür, yanlış inançlar nedeniyle öldürülüyor.

Korunmak için..
Çok eski çağlardan beri insanlar korunmak amacıyla hayvanları yok ediyorlar. O günlerde insan, korkak ve korunmasız bir yaratıktı. Silahları ilkeldi ama zekası sayesinde kendisini tehdit eden hayvanları tuzağa düşürüp yok ediyordu. Tarih öncesi çağlardan kalma mağara resimlerinde, ilk insanların vahşi hayvanlara karşı düzenledikleri avlar sahnelenir.

Oyun ve eğlence için..
İnsanlar, basit ve acımasız zevkler için yüzyıllardan beri hayvanlara doğalarına aykırı olarak davranıyor. Onlara ya işkence ediyor ya da öldürüyorlar. Roma İmparatorluğu döneminde aslan ve leoparlar arenalarda öldürülürdü. Günümüzde, horoz ve köpekler vahşice dövüştürülüyor. İspanya ve Meksika'daki boğa güreşlerinde yüzlerce boğa, acı çeke çeke yaşamını yitiriyor

Beslenmek için..
Hayvanlar, insanların en önemli besin kaynaklarından biri. Bir başka deyişle, insan yaşamak için hayvanlara muhtaç. Eski çağlarda sürek avına çıkarak yabankoyunu, yabanöküzü, yabankeçisi, geyik gibi hayvanlardan yiyeceğini sağlayan insan, bu alışkanlığını günümüzde de sürdürüyor. Bugün en önemli besin kaynaklarımızı evcil hayvanlar ve deniz canlıları oluşturuyor. Tüm dünyada her gün beslenmek için milyonlarca ineği, koyunu, tavuğu, balığı, hindiyi, yılanı öldürüyoruz

Savaşlar..
Savaşlarda atılan bombalar, kimyasal silahlar, hareket halindeki binlerce zırhlı araç ve asker, vahşi doğaya büyük zarar veriyor; buralarda yaşayan canlıların yaşam ortamlarını yakıp yıkıyor.

Havayı kirlettiğimiz için..
Kirli hava yalnız insanların değil, hayvanların da zehirlenip ölmelerinin nedeni.
Asit yağmurlarına neden oluyor, asit yağmurları da yeryüzündeki ormanların ölümüne...
Ormanlar ise yaban hayvanların evi...

Moda ve aksesuar için..
Kürkü için birçok türden binlerce hayvan öldürülüyor. Çanta, şapka, kemer ya da biblo yapmak için fillerden timsahlara, yılanlardan ceylanlara kadar birçok hayvan acımasızca yok ediliyor. Hem de yasadışı yollarla ve son derece acımasız yöntemler kullanılarak. Geçtiğimiz yıllarda Türkiye'de, kürkleri nedeniyle birçok tilki, doğaya bırakılan zehirli yemlerle öldürüldü. Soyları tükenme noktasına gelen, günümüzde koruma altına alınan karacalardan bir çoğu, ayaklarından baston yapmak için katledildi. Gösteriş için de yüzbinlerce hayvanın ölümüne neden oluyoruz. Yalnızca gösteriş için, soyu tükenme noktasına gelmiş olan kaplan, geyik, leopar gibi hayvanlar öldürülüyor. Bu hayvanların post, boynuz, diş gibi organlarıyla bazı insanlar evlerini süslüyor.

Göl ve bataklıkları kuruttuğumuz için..
Devlet Su İşleri gibi bazı kurumlar, tarım arazisi kazanmak ve su rezervi elde etmek için göl ve bataklıkları kurutarak yaban hayvanların soylarının tükenmesine neden oluyor. Yurdumuzda yalnızca Hatay'daki Amik Gölü'nde yaşayan yılanboyun isimli kuşun soyu, gölün kurutulmasıyla yok oldu. Göl ve bataklık kurutma işlemi günümüzde de sürüyor.

Tarım ilaçlarıyla..
Bitkilere zarar veren böcek, fare gibi canlılarla mücadele etmek için tarlalara atılan yapay gübreler ve zehirler, milyonlarca hayvanın da ölüm nedeni. Tarım ilaçları nedeniyle soyları tükenen hayvanlara en güzel örnek, kelaynaklar. Göçmen kuşlardan olan kelaynaklar, yazın Afrika'dan göç edip Urfa'nın Birecik ilçesine geliyorlardı. 1950'li yıllarda, bölgede 600 çiftten fazla kelaynak görülüyordu. Ama yine o yıllarda zararlı böcekler için kullanılmaya başlanan tarım ilaçları, kelaynakları da yok etti. Çünkü kelaynakların yiyeceğini bu zararlı böcekler oluşturuyordu. 1970'li yıllara gelindiğinde, kelaynakların sayısı 50'nin altına düşmüştü. Koruma altına alındılar ama, artık her şey için çok geçti. Bugün Birecik'teki koruma istasyonunda üretilmiş olan kelaynaklar, göç etme özelliklerini yitirmiş durumdalar.

Avcılık..
İnsan yüzyıllardır avlanıyor. Ama avcılık hiçbir çağda 20. yüzyıldaki kadar katliam boyutlarına ulaşmadı. Günümüzde, Türkiye'de 4 milyon kayıtlı avcı olduğu sanılıyor. Hayvanların sayısı ise bu rakamın çok altında. Örneğin soyu tehlikede olan dikkuyrukların sayısı 15 bini geçmiyor. Ayı sayısı ise 2 bin civarında...


Ormanları yakıp yıktığımız için..
Ormanlar doğal yaşamın en önemli alanları. Ama yakarak, keserek ormanları yok ediyor, dolayısıyla burada yaşayan böcekten ayıya, kelebekten kuşa kadar birçok hayvanın soyunun tükenmesine neden oluyoruz. Özellikle yaz mevsiminde Ege ve Akdeniz bölgelerinde çıkan yangınlar hayvanlara büyük zarar veriyor. Bu yangınlarda belki de hiç keşfedilmemiş türlerin son üyeleri de yanıp kül oluyor.


Otoyol kazaları..
Gelişen ulaşım sektörü, bütün doğal alanlardan otoyol geçmesine neden oldu. Hızlı giden taşıtlar bu yollarda birçok yaban hayvanın ölümüne neden oluyor. Otoyollarda yaptığınız gezilerde çevrenize dikkat edin! Aracınızın camına, özellikle yazın pek çok böcek çarparak ölecek. Yol kenarlarında araçların çarpması sonucu yaşamını yitirmiş birçok kedi, köpek, kirpi, yılan, kaplumbağa, kuş cesedi göreceksiniz. Uçakların pervaneleri ve jet motorları da yüzlerce kuşu öldürüyor

Nüfus artışı..
İnsan nüfusunun hızlı artışı, hem insan hem hayvan hem de bitkiler açısından büyük tehlike. Çünkü artan insan nüfusu, doğa ve orman alanlarının tahrip edilmesine neden oluyor. Yeni kentler kuruluyor, yeni yollar yapılıyor, yeni tarlalar açılıyor. Orman alanları, sanayi tesisleri yapılmak için kesilip biçiliyor. Dolayısıyla hayvanlara yaşayacak yer kalmıyor. Örneğin "caretta caretta" türü denizkaplumbağaları, Fethiye ve Akdeniz koylarımızdaki kumsallara yumurtalarını gömerek çoğalırlar. Ama son 20 yıldır hızla gelişen turizm sektörü, Türkiye'nin bütün ıssız koylarının otellerle, güneşlenen insanlarla dolmasına neden oldu...

Ticaret için..
Vahşi ve egzotik hayvan ticareti tüm dünyada olağanüstü boyutlarda.
Bunun yanı sıra derisi, dişi, kürkü, kemikleri ve kabukları için, fillerden timsahlara, deniz kabuklularından tilkilere kadar, birçok türde hayvan acımasızca öldürülüyor. Örneğin tropik ülkelerde tuzaklarla yakalanan papağan, maymun gibi birçok tür, Türkiye'nin büyük illerindeki hayvan mağazalarında rahatlıkla satılıyor.


Bu kadar saçma ve belkide çok daha fazla sebeple ölüyor yada öldürülüyorlar.. Arkadaşlar bana katılmama hakkına sahipsiniz elbette, bir düşününce evet çok kötü sonuçta can taşıyorlar ve kimse istemez böyle
olsun ancak onlara borçluyuz bir çok şeyi . Bu hayvanların yaşamı laboratuvarda başlayıp, laboratuvarda biter. Sadece insanlar üzerinde deneylerin yapılması daha mı dogru olurdu ? Asıl soru bu sanırım..

Sevgiler..
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 20-11-08, 23:12   #24
 
Üyelik Tarihi: Haz 2008
Mesajlar: 1.302
Mihav Çevrimdışı
Blog Başlıkları: 10
Varsayılan Cvp: kobay hayvanları !!!

Ve ben diyorum ki aynı fikirde olamayabiliriz arkadaşlar her ne olursa olsun birbirimizi sevmek zorunda degiliz ancak nezaket,saygı,hoşgörü çok önemli hepimizin bildigi gibi.. Hepimiz medeni insanlarız seviyeyi korumaya önem gösterirsek bir konuda fikir beyan ederken çekimser davranmak zorunda kalmayacak diger arkadaşlarımızda..

Sevgiler..
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 20-11-08, 23:42   #25
 
Üyelik Tarihi: Haz 2008
Mesajlar: 1.302
Mihav Çevrimdışı
Blog Başlıkları: 10
Varsayılan Cvp: kobay hayvanları !!!

Sağlık Bakanlığı ruhsatıyla Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesinde insanlar üzerinde ilaç deneyleri yapmak üzere İyi Klinik Uygulama Merkezi açıldı. Merkezin açılma amacı, piyasada satılan ve yeni çıkacak ilaçların, insan denekler kullanılarak testedilmesi ve bu ilaçlara Biyoeşdeğerlilik Belgesi verilmesi. Yani aynı etken maddeye sahip olduğu belirtilen ilaçların, insan üzerinde aynı etkiye sahip olup olmadığı araştırılacak.

Test için kullanılacak deneke 150 dolar verilerek kliniğe alınıyor. İlaç firmalarının getirdiği ilaçlar, sağlıklı denekler üzerinde test ediliyor. İlaç ters bir etki yapıp denek yaşamını yitirdiğinde ailesine tazminat ödeniyor. Eğer denek rahatsızlanırsa hastane masrafları karşılanıyor. Denekten alınan kan örneğinin incelenmesiyle de ilaca biyo eşdeğerlilik belgesi veriliyor.

Yani bilimsel araştırma adına insan hayatı üzerinde kumar oynanıyor. Kobay olarak kullanılan kişinin ailesine bir gün gidip İlacın dozunu fazla kaçırdık, eşiniz öldü ya da Kusura bakmayın babanız felç oldu demeleri işten bile değil. Ve bu riskin bedeli ise 15 dolar. İşte insan canına verilen değer bu kadar.

1993 yılında yürürlüğe giren İlaç Araştırmaları Hakkında Yönetmelik ile insanların araştırmalarda kobay olarak kullanılmasının yasal yolu da açılmış oldu. 1999 yılında Sağlık Bakanlığı, biyoeşdeğerlilik belgesi olmayan ilaçların piyasada satışının durdurulacağını açıkladı. Bu karar yerli ve yabancı ortaklı ilaç tekellerini zor duruma soktu. Çünkü, bu belgeyi yurtdışından temin etmek hem çok zor, hem de en az bir yıl alıyordu. Böylece klinik açıldı.

Bu kobay kliniğinin açılması en başta ilaç tekellerine yarıyor. Klinik Fransız ve yerli tekellerin ortaklığından oluşan Novagenix adlı firmaya hizmet ediyor. Klinik, yaptığı hizmetin karşılığını bu emperyalist firmadan alıyor.

Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Aydın ERENMEMİŞOĞLU, 150 dolar karşılığında insanların kobay olarak kullanılmasını döviz girdisi sağlanacak diyerek savunuyor. Kendine bilim adamı diyen Prof. Dr. Hikmet Koyuncuoğlu ise (İÜ Tıp Fakültesi Deneysel Araştırma Merkezinin müdürü. 1995 yılında Sağlık Bakanlığına insan deneyleri yapmak için ilk başvuru yapan kişi) kliniğin açılmasına, Hayırlı olsun. Verilen para kişiyi onore etmekten başka bir şey değildir diyerek seviniyor.

Evet, döviz girdisi de sağlanacak. Ama kliniğin kobayların sırtından kazandığı üç kuruşla değil, ilaç tekellerinin bu klinik sayesinde kazandıklarının yine kendi kasalarına girmesiyle. Bundan eminiz. Çünkü nerede tekellerin çıkarı var, oradan halk için yararlı birşey çıkmamış bugüne kadar. Kliniği savunanlar ne kadar masum gerekçeler ileri sürerlerse sürsünler, ne kadar etik (bilimsel ahlak çerçevelerine uygun) olduğunu söylerlerse söylesinler kimseyi inandıramazlar. Bilimin gelişmesi adına, insanları kobay olarak kullanmayı savunanların hiç de temiz geçmişi yoktur çünkü.

İnsanların Kobay Olarak Kullanılması Mengeleye Kadar Uzanıyor

Dr. Mengele, Auschwitz toplama kampında insanlar üzerinde tıbbi deneylerde bulunmuş bir Nazi kasabıdır. 560 ikiz çocuğa deney için, tifo ve tifüs mikrobu aşılayacak, doğan bebeklerin ne kadar aç kalabildiklerini hesaplayacak kadar insanlıktan çıkmıştır. Toplama kamplarında 400 bin insan bu deneyler sonucu katledilmiştir. Bu vahşet yalnızca Nazilerle sınırlı kalmamıştır.

Fransada her yıl 500 bin insan para karşılığı kobay olarak kullanılmaktadır. Ayrıca ABDde önde gelen ilaç firmalarının akıl hastalarını, zihinsel özürlü çocukları kobay olarak kullandığı bilinmektedir.
Ülkemizde de 12 Eylül faşist cuntası sonrasında devrimci tutsaklar üzerinde Mengeleyi aratmayacak deneyler yapılmıştır.

Örneğin; hapishanelerde görev yapan işkenceci doktorlar bir insanın kıç falakasına ne kadar dayanabildiğinin, bir insana ortalama kaç cop vurulması gerektiğinin ihtisasını devrimci tutsaklar üzerinde yapmıştır. Devrimci tutsaklara uygulanan işkence ve rehabilitasyon politikasının hazırlanmasında Turan İTİLin başında olduğu CIA patentli HZİ Vakfı aktif olarak çalışmıştır. Yine aynı yıllarda hapishane doktorları, hastalanan tutukluların istediği ilaçları, paketlerinden çıkartıp kağıtlara sararak vermişler ve daha sonra bunların nasıl bir etki yaptığını sormuşlardır. CIA ajanlığını gönüllü yapan Turan İTİL yıllar sonra, ABDde yayınlanan bir dergide; ABDde henüz piyasaya çıkmamış ilaçlar Türkiyede hastalar ve gönüllüler arasında denendi diyerek yaptıklarını itiraf etmiştir. Bugün yapılanlar da farklı değildir.

İnsanları 150 dolar karşılığında denek olarak kullananların bilim adamlığından, bilimi geliştireceklerinden söz edilemez. Onlar Mengelelerin, Turan İtillerin öğrencileridir. Ancak tekellerin karını, kendilerinin de bundan alacakları payı hesap ederler. Halkı birer kobay, birer denek hayvanı gibi görürler. Halbuki kendileri insanlıktan, onurdan, namustan bir parça nasiplerini almamışlardır. Hizmet ettikleri tekellerin açlık ve yoksulluğa sürükledikleri halkımızı, üç-beş kuruş karşılığı aşağılamaya çalışırlar.

Sağlık Bakanı Osman DURMUŞ da tüm bunların üstüne, Türkiyede insanımız kobay olarak kullanılmıyor, kullanılmayacak açıklamasını yapıyor. Her tarafı ırkçılık kokan laflarla halkımızı kandırmaya çalışıyor. Yalan söylüyor. Kliniğe izin verirken, insanları kobay olarak kullanırlarken, böyle bir açıklama yapması sahtekarlıktır. Onun ne Türk halkını düşündüğü vardır, ne de milliyetçiliği.

Nazilerin bilimsel deney, üstün Alman ırkı diyerek binlerce kadını kısırlaştırması, başka halkları katletmeleri gibidir. Halkı 3 kuruşa kobay olarak kullanmak isteyenlerin kafaları aynıdır.


Birde bu durumdan bahsedilmiş.. Buyrun arkadaşlar herşey ortada bence ve fazla söze gerek kalmayacak gibi..
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 20-11-08, 23:44   #26
 
Üyelik Tarihi: Kas 2008
Mesajlar: 14
arniedes Çevrimdışı
Varsayılan Cvp: kobay hayvanları !!!

Djpink tafarından gönderildi Mesajı Görüntüle
NEDEN VE NASIL YOK EDİYORUZ ?

Eski çağlarda insanlar, beslenmek ve korunmak için hayvanları öldürüyorlardı. Ama yüzyıllar içinde insanın hayvanları öldürme nedenleri çok çeşitlendi ve giderek bir katliama dönüştü. Bugün var olan türlerin yüzde yirmisinin 21. yüzyılda yok olacağı tahmin ediliyor.

Yanlış İnançlar..
Hayvanlar konusunda insanlar, birçok yanlış ve boş inanca sahipler. Kendileri için yararlı pek çok hayvanı bu yanlış inançlar nedeniyle yok yere öldürüyorlar. Örneğin tarlaları, köyleri farelerden temizleyen baykuş, "uğursuz" olduğu yolundaki yanlış inanç nedeniyle öldürülüyor. Leşleri yiyerek hastalık ve mikropların çoğalmasını engelleyen sırtlanlar, "çirkin" oldukları gerekçesiyle yok ediliyor. Aynı biçimde kurt, karga, yılan, örümcek ve daha pek çok tür, yanlış inançlar nedeniyle öldürülüyor.

Korunmak için..
Çok eski çağlardan beri insanlar korunmak amacıyla hayvanları yok ediyorlar. O günlerde insan, korkak ve korunmasız bir yaratıktı. Silahları ilkeldi ama zekası sayesinde kendisini tehdit eden hayvanları tuzağa düşürüp yok ediyordu. Tarih öncesi çağlardan kalma mağara resimlerinde, ilk insanların vahşi hayvanlara karşı düzenledikleri avlar sahnelenir.

Oyun ve eğlence için..
İnsanlar, basit ve acımasız zevkler için yüzyıllardan beri hayvanlara doğalarına aykırı olarak davranıyor. Onlara ya işkence ediyor ya da öldürüyorlar. Roma İmparatorluğu döneminde aslan ve leoparlar arenalarda öldürülürdü. Günümüzde, horoz ve köpekler vahşice dövüştürülüyor. İspanya ve Meksika'daki boğa güreşlerinde yüzlerce boğa, acı çeke çeke yaşamını yitiriyor

Beslenmek için..
Hayvanlar, insanların en önemli besin kaynaklarından biri. Bir başka deyişle, insan yaşamak için hayvanlara muhtaç. Eski çağlarda sürek avına çıkarak yabankoyunu, yabanöküzü, yabankeçisi, geyik gibi hayvanlardan yiyeceğini sağlayan insan, bu alışkanlığını günümüzde de sürdürüyor. Bugün en önemli besin kaynaklarımızı evcil hayvanlar ve deniz canlıları oluşturuyor. Tüm dünyada her gün beslenmek için milyonlarca ineği, koyunu, tavuğu, balığı, hindiyi, yılanı öldürüyoruz

Savaşlar..
Savaşlarda atılan bombalar, kimyasal silahlar, hareket halindeki binlerce zırhlı araç ve asker, vahşi doğaya büyük zarar veriyor; buralarda yaşayan canlıların yaşam ortamlarını yakıp yıkıyor.

Havayı kirlettiğimiz için..
Kirli hava yalnız insanların değil, hayvanların da zehirlenip ölmelerinin nedeni.
Asit yağmurlarına neden oluyor, asit yağmurları da yeryüzündeki ormanların ölümüne...
Ormanlar ise yaban hayvanların evi...

Moda ve aksesuar için..
Kürkü için birçok türden binlerce hayvan öldürülüyor. Çanta, şapka, kemer ya da biblo yapmak için fillerden timsahlara, yılanlardan ceylanlara kadar birçok hayvan acımasızca yok ediliyor. Hem de yasadışı yollarla ve son derece acımasız yöntemler kullanılarak. Geçtiğimiz yıllarda Türkiye'de, kürkleri nedeniyle birçok tilki, doğaya bırakılan zehirli yemlerle öldürüldü. Soyları tükenme noktasına gelen, günümüzde koruma altına alınan karacalardan bir çoğu, ayaklarından baston yapmak için katledildi. Gösteriş için de yüzbinlerce hayvanın ölümüne neden oluyoruz. Yalnızca gösteriş için, soyu tükenme noktasına gelmiş olan kaplan, geyik, leopar gibi hayvanlar öldürülüyor. Bu hayvanların post, boynuz, diş gibi organlarıyla bazı insanlar evlerini süslüyor.

Göl ve bataklıkları kuruttuğumuz için..
Devlet Su İşleri gibi bazı kurumlar, tarım arazisi kazanmak ve su rezervi elde etmek için göl ve bataklıkları kurutarak yaban hayvanların soylarının tükenmesine neden oluyor. Yurdumuzda yalnızca Hatay'daki Amik Gölü'nde yaşayan yılanboyun isimli kuşun soyu, gölün kurutulmasıyla yok oldu. Göl ve bataklık kurutma işlemi günümüzde de sürüyor.

Tarım ilaçlarıyla..
Bitkilere zarar veren böcek, fare gibi canlılarla mücadele etmek için tarlalara atılan yapay gübreler ve zehirler, milyonlarca hayvanın da ölüm nedeni. Tarım ilaçları nedeniyle soyları tükenen hayvanlara en güzel örnek, kelaynaklar. Göçmen kuşlardan olan kelaynaklar, yazın Afrika'dan göç edip Urfa'nın Birecik ilçesine geliyorlardı. 1950'li yıllarda, bölgede 600 çiftten fazla kelaynak görülüyordu. Ama yine o yıllarda zararlı böcekler için kullanılmaya başlanan tarım ilaçları, kelaynakları da yok etti. Çünkü kelaynakların yiyeceğini bu zararlı böcekler oluşturuyordu. 1970'li yıllara gelindiğinde, kelaynakların sayısı 50'nin altına düşmüştü. Koruma altına alındılar ama, artık her şey için çok geçti. Bugün Birecik'teki koruma istasyonunda üretilmiş olan kelaynaklar, göç etme özelliklerini yitirmiş durumdalar.

Avcılık..
İnsan yüzyıllardır avlanıyor. Ama avcılık hiçbir çağda 20. yüzyıldaki kadar katliam boyutlarına ulaşmadı. Günümüzde, Türkiye'de 4 milyon kayıtlı avcı olduğu sanılıyor. Hayvanların sayısı ise bu rakamın çok altında. Örneğin soyu tehlikede olan dikkuyrukların sayısı 15 bini geçmiyor. Ayı sayısı ise 2 bin civarında...


Ormanları yakıp yıktığımız için..
Ormanlar doğal yaşamın en önemli alanları. Ama yakarak, keserek ormanları yok ediyor, dolayısıyla burada yaşayan böcekten ayıya, kelebekten kuşa kadar birçok hayvanın soyunun tükenmesine neden oluyoruz. Özellikle yaz mevsiminde Ege ve Akdeniz bölgelerinde çıkan yangınlar hayvanlara büyük zarar veriyor. Bu yangınlarda belki de hiç keşfedilmemiş türlerin son üyeleri de yanıp kül oluyor.


Otoyol kazaları..
Gelişen ulaşım sektörü, bütün doğal alanlardan otoyol geçmesine neden oldu. Hızlı giden taşıtlar bu yollarda birçok yaban hayvanın ölümüne neden oluyor. Otoyollarda yaptığınız gezilerde çevrenize dikkat edin! Aracınızın camına, özellikle yazın pek çok böcek çarparak ölecek. Yol kenarlarında araçların çarpması sonucu yaşamını yitirmiş birçok kedi, köpek, kirpi, yılan, kaplumbağa, kuş cesedi göreceksiniz. Uçakların pervaneleri ve jet motorları da yüzlerce kuşu öldürüyor

Nüfus artışı..
İnsan nüfusunun hızlı artışı, hem insan hem hayvan hem de bitkiler açısından büyük tehlike. Çünkü artan insan nüfusu, doğa ve orman alanlarının tahrip edilmesine neden oluyor. Yeni kentler kuruluyor, yeni yollar yapılıyor, yeni tarlalar açılıyor. Orman alanları, sanayi tesisleri yapılmak için kesilip biçiliyor. Dolayısıyla hayvanlara yaşayacak yer kalmıyor. Örneğin "caretta caretta" türü denizkaplumbağaları, Fethiye ve Akdeniz koylarımızdaki kumsallara yumurtalarını gömerek çoğalırlar. Ama son 20 yıldır hızla gelişen turizm sektörü, Türkiye'nin bütün ıssız koylarının otellerle, güneşlenen insanlarla dolmasına neden oldu...

Ticaret için..
Vahşi ve egzotik hayvan ticareti tüm dünyada olağanüstü boyutlarda.
Bunun yanı sıra derisi, dişi, kürkü, kemikleri ve kabukları için, fillerden timsahlara, deniz kabuklularından tilkilere kadar, birçok türde hayvan acımasızca öldürülüyor. Örneğin tropik ülkelerde tuzaklarla yakalanan papağan, maymun gibi birçok tür, Türkiye'nin büyük illerindeki hayvan mağazalarında rahatlıkla satılıyor.


Bu kadar saçma ve belkide çok daha fazla sebeple ölüyor yada öldürülüyorlar.. Arkadaşlar bana katılmama hakkına sahipsiniz elbette, bir düşününce evet çok kötü sonuçta can taşıyorlar ve kimse istemez böyle
olsun ancak onlara borçluyuz bir çok şeyi . Bu hayvanların yaşamı laboratuvarda başlayıp, laboratuvarda biter. Sadece insanlar üzerinde deneylerin yapılması daha mı dogru olurdu ? Asıl soru bu sanırım..

Sevgiler..
Bunca sebepten ötürü ölen hayvanları tartışsak keşke, en azından yapılması gereken şeyler var ve belli. Ama hala insanlık adına, insanların çok büyük yararlarına öldürülen hayvanlar için; bu hayvanlara minnettarız, şu an bir çok şeyi yapıyor ve yaşıyorsak onlara borçluyuz demek yerine, katliam yapılıyor, yazıklar olsun denirken "Sadece insanlar üzerinde deneylerin yapılması daha mı dogru olurdu?" konusu tartışılamaz.
Eminim söylediklerimle bir çok kişinin antipatisini topladım fakat gerçek bu, bu hayvanlara çoğu kişi gibi bende üzülüyorum ama yineleyerek söylüyorum mecburuz.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 21-11-08, 00:01   #27
 
alerjik_nane üyesinin avatarı
 
İstanbul (Avrupa Yakası)
Üyelik Tarihi: Tem 2008
Yaş: 36
Mesajlar: 770
alerjik_nane Çevrimdışı
Varsayılan Deney hayvanları

Hayvan Etiği İle İlgili İlk Hareketler

The Victoria Street Society 1875de Londrada kuruldu.
Frances Power Cobbede aynı yılda kuruldu.
Bunların çalışması sonucu İngilterede 1876 Royal Commission kuruldu ve Hayvanlara İnsancıl Davranma Yasası adlı ilk etik yasayı yaptı.

Royal Commission Çalışmalarının Anafikri
Bu yasa ile Canlı hayvanlar üzerinde yapılacak denemelerin ancak Eyalet Sekreterliğinin kontrolü ile, anestezi altında ve yalnızca yararlı bilim için yapılabileceği karara bağlanmıştır.

Royal Commissiondan Sonraki Çalışmalar
1875de Society for the Protection of Animal from Vivisection
1879da German League Againts Scientific Animal Torture
1882de Societe Contre la Vivisection
1883de American Antivivisection Society gibi dernekler kurulmuştur.

3 R Kuralı
The Principles of Humane Experimental Tecnique, 1959de yayınlanmıştır. Bu görüşler gerek hayvan refahı savunucuları ve gerekse bilim adamlarınca kabul görmüş ve günümüz biyoetik kurallarının temelini oluşturmuştur.

DENEY HAYVAN ETİĞİNİN ANA İLKELERİ

1. REDUCTION

2. REPLACEMENT

3. REFİNEMENT

Avrupa Bilim Kurumunun (ESF) ilkeleri
Hayvanların duygulu varlıklar özenle muamele görmeleri,
Alternatif deney sistemlerini olabildiğince tercih edin,
Mümkün olan en az sayı ile sınırlandırılma,
Az acı çekeceği koşulların sağlanması, sakinleştirici, ağrı giderici veya anestetik uygulamalar, hayvanlara verilebilecek acı açısından da projeler bağımsız bir uzman tarafından da değerlendirilmeli,
Hayvanlar için uygun barındırma ve bakım koşullarının sağlanması;

1. REDUCTION
1. İyi bir literatür taraması
(Gereksiz çalışmaları tekrarlamamak için)
2. Bilinçli deney yapımı
Teknik
Etik kurslar

3. Deney için doğru hayvanın seçimi
Soy
Spontan hastalıklı
Transgenik
Saf döl
Patogen free

2. REPLACEMENT
Doku ve organ kültürleri
Bilgisayar modelleri ve veri bankaları
Omurgasız hayvanların kullanılması
Embriyonlu yumurtanın kullanılması
Gönüllü insan veya insan materyallerinin kullanılması
Bir hücrelilerin kullanılması
Matematik yöntemler
Eğitimde deney hayvanlarının yapay modellerinin ve filmlerinin kullanılması

3. REFINEMENT
Ana kuralı hayvanların doğumlarından, deney bitimine kadar kullanılması sürecinde rahat etmelerinin sağlanması ve mümkün olduğu kadar az acı duymalarını sağlamak için gerekli önlemlerin alınmasıdır.

Bunun için 1;
a)Hayvanların konacağı kafeslerin özelliklerine dikkat
b)Odaların ısı, ışık, nem miktarlarının türe özgün ideallikte olması
c)Hayvan bakıcıları, mesleklerinde yeterli eğitimli ve etik kuralları bilen kişiler olmalı
d)Hayvanların düzenli sağlık kontrolleri yapılmalı

Bunun için 2;
a)Anestesiz cerrahi girişim yapılmamalı
b)Ağrı elemine edilmeli
c)Ötenazi etik kurallara uygun yapılmalı

Bunun için 3;
a)Uzun süreli açlık çalışmalarından kaçınılmalı
b)Kanser araştırmalarında terminal noktaya gelmiş hayvana ötenazi uygulanmalı
c)Deneyde bir kez kullanılan hayvanın ikinci kez kullanılmaması.

DENEY HAYVANLARINDA GENEL ANESTEZİ
Kontrol edilebilir bir tarzda ilaçla meydana gelen tüm duyuların algılanmasını ortadan kaldıran maddelerdir.
Bilinen 3 komponente sahiptirler:
a) Ağrı duyusunun ortadan kalkması (analjezi)
b) Bilinçsizlik veya hafıza kaybı (amnezi)
c) Kas gevşemesi veya immobilizasyon

Anestezi Uygulamasının Temel Amaçları
Hayvanın korkusunun azaltılması
Deney hayvanının girişime bağlı ağrı hissetmesini önlemek
Deneyle ilgili girişimlerin güvenli ve rahat yapılabilmesini sağlamak
Araştırıcıyı korumak

Ülkemizde Deney Hayvanları Etiği ile İlgili Gelişmeler
16.05.2004 de resmi gazetede yayımlanan Tarım ve Köyişleri Bakanlığının Deneysel ve Diğer Bilimsel Amaçlar İçin Kullanılan Deney Hayvanlarının Üretim Yerleri ile Deney Yapacak Olan Laboratuarların Kuruluş, Çalışma, Denetleme, Usul ve Esaslarına Dair Yönetmelik 24.06.2004 de kabul edilen 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu

Hayvanları Koruma Kanununun;
Amaç maddesi: Hayvanların rahat yaşamlarını ve hayvanları iyi ve uygun muamele edilmesini temin etmek, hayvanların acı, ıstırap ve eziyet çekmelerine karşı en iyi şekilde korunmalarını, her türlü mağduriyetlerinin önlenmesini sağlamaktır.

Hayvanları Koruma Kanunu
Bu kanunda özellikle 9uncu madde Hayvan deneyleri ile ilgili.
hayvan deneyi yapan kurum ve kuruluşlarda bu deneylerin yapılmasına kendi bünyelerinde kurulmuş ve kurulacak etik kurallar yoluyla izin verilir.
Etik kurullarının kuruluşa, çalışma, usul ve esasları, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının ve İlgili kuruluşların görüşleri alınarak Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
Deney hayvanlarının yetiştirilmesi, beslenmesi, barındırılması, bakılması, deney hayvanı besleyen, tedarik eden ve kullanıcı işletmelerin tescil edilmesi, çalışan personelinin nitelikleri, tutulacak kayıtlar, ne tür hayvanların yetiştirileceği ve deney hayvanı besleyen, tedarik eden ve kullanıcı işletmelerin uyacağı esaslar Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
28 inci madde de bulunan cezalarla ilgili bölümünün f bendinde.
9 uncu madde de ve çıkarılacak yönetmeliklerinde belirtilen hususlara uymayanlara hayvan başına ikiyüzelli milyon lira, yetkisi olmadığı halde hayvan deneyi yapanlara hayvan başına bir milyar lira idari para cezası uygulanır.
Madde 30: Bu kanunda, ceza hükmü altına alınmış fiilerin tekrarı halinde para cezaları bir kat, daha fazla tekrarı halinde üç kat artırılarak verilir.

alıntıdır...

Arkadaşlar, bu eklediğim bilgiler işin hukuksal ve bilimsel boyutudur. Öyle 'ha' deyince hayvanlar deneyde kullanılmıyor. Bu eklenmiş fotoğrafların kesin kaynağı çok önemli. Çünkü işin aslı, kaynağa göre ortaya çıkar. Bu fotoğraflar ya gizlice çekilmiş, ya da kurgulanmıştır. Kurgulanmışsa zaten diyecek bir şey yok. (birbirimize düştüğümüzle kalırız) Yok şayet gizlice çekilmişse, bu da canlılık adına sahiden bir ayıptır. Fakat bu ayıbı yapanlar, fotoğraflarını gizlice çeken insanlar gibi, gizlice deney yaptıklarını sanmaktadırlar. Hayvanları deneylerde kullanabilmek için, yukarıda da belirtildiği üzere çok ciddi aşamalardan geçilmesi gerekmektedir. Bu aşamaları geçen insanlar da, dünyayı daha iyi hale getirmek adına çalışmalar yaptıklarından, böyle utanç tabloları ortaya çıkarmayacaklardır. Buna sebebiyet verenlerin ne deney hayvanları etiğinden, ne de bilimsellikten haberleri vardır.
Her deney hayvanı gördüğümüz yerde eziyet edildiğini düşünmemiz yersizdir. Bir canlının 'deney hayvanı' olabilmesi için, ona eziyet etmemek ön koşuldur. Bu fotoğraflarda gösterilen şey, deney değil, işkencedir... Bence, deney ve işkenceyi birbirinden ayırd edebilmek gerekir. Bu bahsi geçen fotoğraflarda deney adına hiçbir şey yoktur.

Yukarıda eklediğim yazıyı okursanız eğer, neyden bahsettiğim net bir şekilde anlaşılacaktır.
Bence mihav bir aile madem, aile fertleri rica ediyorum kompleksi ve kibri bir köşeye bıraksın ve sadece 'paylaşsın'...
Sevgi ve selamlarımla...
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 21-11-08, 00:07   #28
 
koçero üyesinin avatarı
 
Üyelik Tarihi: Tem 2008
Mesajlar: 69
koçero Çevrimdışı
Varsayılan Cvp: kobay hayvanları !!!

İlk sayfayı okuyup yoruma başlayacaktım ki 2. sayfada istediğim yazıyı gördüm
Evet kobay olarak hayvanlar kullanılmasın fakat kullanılmasın demek ile olmuyor diyecektim çözüm de bulunmuş gibi.
Evet insanlara uygulansın.Verilsin ücreti ne ise isteyenler üzerinde denensin.
Bu canlılara işkence etmemeliyiz kendimiz için.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 21-11-08, 00:09   #29
 
Üyelik Tarihi: Haz 2008
Mesajlar: 1.302
Mihav Çevrimdışı
Blog Başlıkları: 10
Varsayılan Cvp: kobay hayvanları !!!

Mükemmel oldu bu paylaşım çok teşekkürler..
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 21-11-08, 00:12   #30
 
alerjik_nane üyesinin avatarı
 
İstanbul (Avrupa Yakası)
Üyelik Tarihi: Tem 2008
Yaş: 36
Mesajlar: 770
alerjik_nane Çevrimdışı
Varsayılan Cvp: kobay hayvanları !!!

Her şey insanlık adına

Bu yüzden seviyorum galiba bilim adamlarını.. (;
  Alıntı Yaparak Cevapla


Cevap Yaz

Konu Araçları

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Ev ve Süs Hayvanları Satış, Barınma ve Eğitim Yerlerinin Kuruluş, Açılış, Ruhsat, Çal >Ferik ve Bulut< Hayvan Hakları Genel Konular 0 12-12-08 23:17
Ev Hayvanları Yemlerinin İthalat, İhracat, Üretim ve Satışıyla İlgili Tebliğ >Ferik ve Bulut< Hayvan Hakları Genel Konular 0 12-12-08 23:08
Hayvan Deneyleri Etik Kurullarının çalışma Usul Ve Esaslarına Dair Yönetmelik >Ferik ve Bulut< Hayvan Hakları Genel Konular 0 12-12-08 23:00
Hayvanları Koruma Kanunu >Ferik ve Bulut< Hayvan Hakları Genel Konular 3 29-10-08 21:31
4 Ekim Hayvanları Koruma GÜnü ( Yani Bugün (: 3 hav 1 miyav Güncel 3 04-10-08 20:19



Saat 21:00.

Reklam
© Copyright 2008 Mihav.com
Creative Commons Lisansı
x


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198