Markamama.com
Geri Git   Mihav.com > Serbest Kürsü > Güncel


Cevap Yaz
Eski 12-01-09, 22:34   #16
 
alerjik_nane üyesinin avatarı
 
İstanbul (Avrupa Yakası)
Üyelik Tarihi: Tem 2008
Yaş: 36
Mesajlar: 770
alerjik_nane Çevrimdışı
Varsayılan Cvp: dilimizi koruyalım

Konuya sözüm yok.. Yerden göğe kadar doğru da.
Yani ne bileyim.. Yüzme bilmeyen bir adamın yüzme öğretmesi gibi olmuş.

Sözün sana değil yani, şahsın kendisine. Artık beni böyle terslemezsin umarım?

Gerçekten seninle iletişim kurmakta çok zorlanıyorum.

Bu konu en son " 12-01-09 " tarihinde saat 22:43 itibariyle moderatör veya konu sahibi tarafından düzenlenmiştir....
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-01-09, 23:39   #17
 
meneldur üyesinin avatarı
 
Üyelik Tarihi: Oca 2009
Yaş: 35
Mesajlar: 885
meneldur Çevrimdışı
Varsayılan Cvp: dilimizi koruyalım

ferik tamam bundan sonra mükemmel türkçe kullanacağım. hızlı yazaken kaçırıyorum. sorun ondan kaynaklanıyo. ama dikkat ederim.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-01-09, 23:40   #18
 
alerjik_nane üyesinin avatarı
 
İstanbul (Avrupa Yakası)
Üyelik Tarihi: Tem 2008
Yaş: 36
Mesajlar: 770
alerjik_nane Çevrimdışı
Varsayılan Cvp: dilimizi koruyalım

meneldur tafarından gönderildi Mesajı Görüntüle
ferik tamam bundan sonra mükemmel türkçe kullanacağım. hızlı yazaken kaçırıyorum. sorun ondan kaynaklanıyo. ama dikkat ederim.

Bu ne biçim Türkçe?
Özrün kabahatinden beter
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-01-09, 00:48   #19
 
meneldur üyesinin avatarı
 
Üyelik Tarihi: Oca 2009
Yaş: 35
Mesajlar: 885
meneldur Çevrimdışı
Varsayılan Cvp: dilimizi koruyalım

yahu ne yapayım yani bülent ersoy gibimi türkçe konuşayım.
oda fena be. zaten ismimiz çıktı.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-01-09, 12:49   #20
 
beyaz_peri üyesinin avatarı
 
Üyelik Tarihi: Kas 2008
Mesajlar: 610
beyaz_peri Çevrimdışı
Varsayılan Cvp: dilimizi koruyalım

yok yok,hızlı yazarken yapılan yanlışlar fazla nette dolaşmaktan kaynaklanıyor canım
ama meneldurun -yor ile biten cümleleri -yo ile bitirmesi bana gülben ergeni hatırlattı
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-01-09, 13:42   #21
 
meneldur üyesinin avatarı
 
Üyelik Tarihi: Oca 2009
Yaş: 35
Mesajlar: 885
meneldur Çevrimdışı
Varsayılan Cvp: dilimizi koruyalım

yaaa benzettiğin insana bak. zaten feminel diyip duruyolr bize.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-01-09, 13:44   #22
 
beyaz_peri üyesinin avatarı
 
Üyelik Tarihi: Kas 2008
Mesajlar: 610
beyaz_peri Çevrimdışı
Varsayılan Cvp: dilimizi koruyalım

hehehehhe
ama mertciğim gerçekten öyle konuşur güben ergen ve birde seda sayanda farketmiştim bak -r harfine bi alerjik durum var sanki
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-06-10, 02:19   #23
 
Üyelik Tarihi: Haz 2010
Yaş: 30
Mesajlar: 3
ferit.11 Çevrimdışı
Varsayılan Cvp: dilimizi koruyalım

Tüm katılımcıların ve yöneticilerin insafına seslenmek istiyorum

alerjik_nane söylediklerine inanarak mı söylüyorsun yoksa adını ettiğin kişiyle özel bir sorunun mu var çözemedim. Ama o kişiyi ve sitesini çok iyi tanıyorum. Eğer onunla sorunun varsa mutlaka fırçasını yiyenlerden biri olmalısın. Ama onun senin gibi fesat kişilerle asla işi olmaz. Nasıl araştırma yaptığını bilmiyorum. Daha doğrusu hiç yapmamış olmalısın ki öyle bir üstad hakkında böyle çirkin şeyler söylüyorsun. İnsan biraz utanır, sıkılır. Boş laflar savuracağına onun bir açığını koy bakalım ortaya da elini öpsünler. Karalamak bu kadar mı kolay.

Değerli dostlar, lütfen böyle saçmalıklara kaıpılıp kimsenin arkasından karalamayın. İşte size o kişinin çalışmaları. Hadi buyrun bakın ve şimdi bu arkadaşın dediklerini nasıl yalayacağını görün. İnsaf be insaf. Binlerce öğrencisi olan Türkololoji alanında adını ve yerini kabul ettirmiş birine, saygı değer bir hocamıza bu lafları reva görenleri insafa ve özür dilemeye davet ediyorum.

İşte Sayın Hocamızın siteleri. Bunca çalışmayı utanmadan karalamaya çalışanların ard niyetini merak ediyorum:

DİLİMİZİ KORUYALIM
DİLİMİZİ KORUYALIM, ONA SAHİP ÇIKALIM :: Ana Sayfa
DİLİMİZİ KORUYALIM, ONA SAYGI DUYALIM
DİLİMİZİ KORUYALIM, ONA SAYGI DUYALIM
DİLİMİZİ KORUYALIM, ONA SAYGI DUYALIM

Kim olduğunu daha da ayrıntılı olarak görmek isterseniz bu da onun kişisel sitesi.Vicdanı olan girsin buralara ve o kişinin kim olduğunu görsün. Görsün ki kendini bilmez densizler utansın.
www.tahsinmelan.com

Bakalım şimdi sayın alerjik_nane efendi kime alerjiklik yapacak. Allah akıl fikir ve vicdan versin. Umarım bunları reklam diyerek silmezsiniz ve ileri geri konuşup, karalamaya çalışanların karşısında suratlarına çarparcasına gösterilmesine fırsat verirsiniz.

Bu konu en son " 12-06-10 " tarihinde saat 02:26 itibariyle moderatör veya konu sahibi tarafından düzenlenmiştir....
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-06-10, 11:18   #24
 
Üyelik Tarihi: Haz 2010
Yaş: 30
Mesajlar: 3
ferit.11 Çevrimdışı
Varsayılan Cvp: dilimizi koruyalım

Bu da sana kapak olsun ALLERJİK efendi.

TDK uzmanı sanmışmış da meğer değilmiş. OKu aşağıdaki son çalışmasını ve TDK uzmanlarına nasıl ders verdiğini gör. Eğer adam gibi araştırırsan bunun gibi başka çalışmaları da göreceksin. Ama bu senin işine gelmez. Sen bilir bilnez çamurunu atmaya devam et.

DİLİMİZİ KORUYALIM, ONA SAHİP ÇIKALIM :: TDK Düzeltme

Bakalım şimdi ne söyleyeceksin merak ediyorum.

Site sorumlularının bu tür dayanaksız karalamalara istemeden de olsa alet olması gerçekten çok acı. Tesadüfen kedi köpek sevdam olmasaydı ve burayı bulmasaydım bu karalamadan haberimiz olmayacaktı. Böyle bir kişinin ardından bu lafları etmek ne derece doğru dersiniz. Hacama yapılan bu çirkin saldırı gerçekten çok utanç verici.

Kesinlikle hocamı savunma gibi bir derdim yok. Onu Türkoloji alanında bilmeyen yoktur. Benim derdim kendini bilmez densizlerin yalan yanlış karalamalar yapması. Bu kişilere fırsat vermemek ve gerçekleri görmeden karar vermemek gerektiğinin anlaşılmasını sağlamaktır amacım. Zaten bu yazdıklarımı ve konuyu görse güler geçerdi ve benim de bunları yazmamı asla istemezdi. Buna eminim. Ama haklsızlık karşısında duramadım işte.

Bu konu en son " 12-06-10 " tarihinde saat 11:26 itibariyle moderatör veya konu sahibi tarafından düzenlenmiştir....
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-06-10, 11:22   #25
 
Üyelik Tarihi: Haz 2010
Yaş: 30
Mesajlar: 3
ferit.11 Çevrimdışı
Varsayılan Cvp: dilimizi koruyalım

Bu da hocamın son makalelrinden birisi:

************************************************** *********
TÜRKÇESİ VARKEN...

Kimliğinin yansıması olan dilini kirletmekten utanmayanlara...

Kendini bilmez, duyarsız kişilerin, günden güne artan bilinçsiz ve sapkınca bir yabancı dil hayranlığı içerisine düştüklerini görüyoruz. Oysa onlar, bu davranış ve özenti ile başlayan aymazlıkla, dilimize verdikleri zararın yanı sıra ne kadar acınası ve gülünç duruma düştüklerinin ayırdında bile değiller. Kişilerin kendilerine olan güvensizliklerinden ve eğitim aksaklıklarından kaynaklanan bu özenti, dili günden güne kirletmekte ve yozlaştırmaktadır. Hele bu tür kirliliğe neden olanların başında yer alan, kendilerini "aydın" diye adlandıran kandilleri sönüp de karanlıkta kalasıca bir kesim var ki onlara söyleyecek söz bulamıyorum. Sözümün yokluğundan değil suskunluğum, aksine çokluğundan. Cahilin bahanesi belli âliminki ne ola? Oysa onlardan beklenen, örnek alınası kişiler olmaları değil midir?

Yabancı dile ve yabancı dil öğrenmeye karşı olmak ne mümkün! En az kendi dilime saygım kadar bütün dillere saygı duyarım. Ama yabancı dil öğrenmek başka, yabancı dili kendi dilinle karıştırmak başkadır. İşte işin özü de burada. Yerli yersiz ve genellikle yanlış vurgulamalarla seslendirilen el dilinden devşirme sözcükler, asıl kaynağına bile ters düşen yapılarda yozlaşarak dilimizde yer edinmeye başlamıştır. Bu da yetmezmiş gibi Türkçe söylemlerin arasına serpiştirilen bu asalak sözcüklerin sonuna veya başına eklenen Türkçe ekler veya sözcüklerle bellekmemory, çekirdekshop, CARdesh (kardeş), pratick çözümler gibi piçleşmiş yeni sözcükler oluşturulduğunu ve anlaşılmaz bir çokbilmişlik edasıyla kullanıldığını görüyoruz. Böylesi sözcükleri türetmeyi ve kullanmayı marifet belleyen ve içine sindirebilen bu kişiliksiz kişilerin azınlıkta olmasına rağmen cehaletin cesareti olsa gerek ki sesleri duyarlı çoğunluğunkinden daha gür çıkmakta ve maalesef ne acıdır ki baskın olmakta, kabul görmektedir. Bizler, dil konusunda duyarlı olduğunu söyleyenler, genellikle bu azınlığın acınası zavallılıklarını buruk bir tebessümle geçiştiririz. Aslında bu tebessüm, söylemek isteyip de söyleyemediğimiz pek çok duygunun basitçe dışa vurumudur. Pek çok şey söylemek isteyip de söyle(ye)memek, "Bana ne, hangi birini düzelteyim, balık baştan kokmuş." diye umursamaz bir tavırla olayı geçiştirmek, kelimenin tam anlamıyla vurdumduymazlık değil midir? Oysa olaya anında tepki göstermek, ilgiliyi uyarmak, her ne pahasına olursa olsun dile özen gösterilmesi için çabalamak, bu dil benim diyenlerin boynunun borcu değil midir? Susmak ve olayı görmezden gelerek geçiştirmek en az dil bozguncuları kadar dile zarar vermenin ve dil hainliğinin ta kendisi değildir de nedir?

Asırlar boyunca özenle kuşaktan kuşağa aktarılan, geçmişin izlerini taşıyan değer yargılarımızla gururlanan bizler, "Gelecektekilerin de geçmişleriyle gurur duyma hakları var, olmalı." diyerek aynı değerler çerçevesinde bu emanetlere sahip çıkmak ve onlara hıyanetlik etmeden geleceğe aktarmakla yükümlü değil miyiz? Eğer onlara da onurlu bir geçmişin izlerini taşıma gururunu yaşatmak istiyorsak, üstümüzdeki yükümlülük gereği emaneti gereğince ve özenle korumak ve yaşatmak zorundayız. İşte bu nedenle üstünde durmamız gereken en önemli nokta, bir toplumun kimlik ve kültür birikimlerinin yansıması olan "dil"dir. Bir ulus, dilini yitirdiği anda ne kadar derin köklere sahip olursa olsun; suya hasret asırlık bir çınarın dökülen yaprakları, kuruyan dalları gibi tüm değer yargılarını birer birer yitirmeye ve sonunda kuruyup yok olmaya mahkûmdur. Bu gerçeği görmek, bilmek ve dilimizi koruyup ona saygı duymak zorundayız. Bu doğrultuda yapılması gerekenlerin başında, dili yabancı sözcüklerin sinsice saldırısından koruma gayreti yer almaktadır. Bu da özen isteyen bir konu olup abartıya kaçılmadan ve yanılgıya düşülmeden bilinçli bir şekilde yapılması gereken bir iştir. Amaç, birilerine kızıp, olayı kişiselleştirip, siyasallaştırıp asırlar boyu bu dilde barınan, dilde yerini almış ve artık bizim olan, bize hizmet eden, bu ulusun kültüründe iz bırakan sözcüklerle cebelleşmek, onları dışlamaya kalkışmak değil, yıkıcı güçlerin sinsi emelleri doğrultusunda dilimize sokulan sözcüklere karşı verilen uğraş olmalıdır. Bu uğraşın hedefi de önce dur demek, sonra kendi içinde sen-ben demeden biz olup sorunlu ve tartışmalı sözcüklerle ilgili çalışmalar yapmaktır.

Elbette zaman içerisinde diller arası sözcük alış verişi olmuştur ve olacaktır. Bu, dil olgusunun kaçınılmaz bir yaşam gerçeğidir. Dil yaşadığı, var olduğu sürece kendini yenileyecek, yeni türetmelerle zenginleşecektir. Ama bu yine kendi kök ve ekleri ile gerçekleştirildiğinde ana dili tadında, güzel, anlamlı ve bizim olacaktır. Dünyanın en işlek dillerinden biri olan dilimizin kök ve ek zenginliği, anlam bulgusu tıpkı satranç oyunundaki hamleler kadar sağlam kurallara ve sınırsız boyutlara sahiptir. Kendiyle barışık olamadığı gibi diliyle de barışık olamayan ve dilimizin zenginliğini görmezden gelenlerin, çıktıkları kabuğu beğenmeyen küçümser tavırlarla dile dil uzatmaları, onların zavallılıklarının, yetersizliklerinin ve en önemlisi, aslını inkâr eden satılmışlıklarının göstergesidir.

Bunca laftan sonra hâlâ "Boş ver dostum, bir sözcükten ne çıkar, bize bir şey olmaz, bunları biliriz, biliriz de yine bildiğimizi okuruz." diyecek kadar duyarsız kalabiliyor, yaşananları görüp de görmezden gelebilecek kadar bakar kör olabiliyorsanız ne dense azdır. Eğer hâlâ bu yaşadıklarımızın ayırdına varamıyorsanız gerçekten sözün bittiği yerdesiniz demektir. Yalnız şunu unutmayın: Bir sözcükten ne çıkar diye küçümsediğiniz o sözcüğün dile olan etkisi tek başına belki bir fiske kadar bile olsa zaman içerisinde artarak çekiç ve balyoz şiddetine erişecektir. Bugün dilini kirletenlere göz yuman, meydanı onlara bırakanlar, yayılımcı (emperyalist) güçlerin kültür balyozunun ağırlığını tepelerinde hissetmeye başladıklarında iş işten geçmiş olacaktır. İşte o zaman bağırıp çağırmanın hiçbir anlamı olmayacaktır. Çünkü görüşlerinizi, duygularınızı yansıtmaya çalıştığınız sözcükler tepenize inen o balyozun -bir zamanlar küçümsediğiniz- küçük fiskeleri, siz de isteseniz de istemeseniz de onların birer piyonu durumunda olacaksınız. İş işten geçtikten sonra dövünmeler boşunadır. Rüzgârın önüne kattığı bulut misali savrulmaktan ve dağılmaktan başka bir seçeneğiniz, çıkış yolunuz kalmayacaktır.

Gelin sözün bittiği yere gelmeden bu gidişe bir dur diyelim. Atlası kirleten yabanın tozudur. Giysilerimizdeki tozu savururcasına, kara bir bulut gibi dilimizin üstüne çöreklenen bu illeti de savurmaya gayret gösterelim. Yılmak, yıkılmak demektir. Bu toplumun bireyleri olarak yıkılmamak için sorumluluklarımızın bilinciyle bir ilke etrafında birleşelim ve yılmadan, bıkmadan üstümüze düşeni yapalım. Hedef, kuşaklar arası uçurumların ortaya çıkmayacağı, herkesin anlayabileceği, duru ve temiz bir dile sahip olmak ise bu ilkenin özü de şudur: Türkçesi varken el diline ne gerek?

Tahsin MELAN
  Alıntı Yaparak Cevapla


Cevap Yaz

Konu Araçları



Saat 18:41.

Reklam
© Copyright 2008 Mihav.com
Creative Commons Lisansı
x


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198