Markamama.com
Geri Git   Mihav.com > Serbest Kürsü > Güncel


Cevap Yaz
Eski 20-10-11, 11:55   #1
 
gojira üyesinin avatarı
 
İstanbul (Anadolu Yakası)
Üyelik Tarihi: Eki 2011
Mesajlar: 221
gojira Çevrimdışı
Blog Başlıkları: 2
Varsayılan Okurken Canınız Yanacak..:(

Hayvansever bir dost'un yazdığı,yürek yakan yazıyı okurken gözyaşlarınızı tutamayacaksınız eminim ama bu ve bunun gibi olayların sıklıkla yaşandığı ülkemizde,vicdandan yoksun olanların da okuyup içinin yanması temennilerimle...

Geçen Çarşamba akşamıydı işte, çok değil. Gözümde dinmeyen yaş ve sonsuz bi mide ağrısıyla girdim Bolluca ormanına. Ölüm kokuyordu hava, çok net hatırlıyorum. Yorgunluktan ve ağlamaktan yıpranmış yüzler vardı, arkadaşlarımın yüzleri. Korkunç bi inleme yükseliyordu. Tanıdık olmayan bir inleme değil, ama onlarcasından çıkınca bi kalp spazmı yapıyor üstesinden gelemediğin. Ağlamaya, yas tutmaya, o patileri tutup gözüne bakmaya zamanımız olmadı, canla başla çalışmaya başladık. Ufak bir kapalı alanda acilleri sıkıştırmaya çalışırken, onlarcası dışarda toprak üstünde felçli, sürünerek yol almaya çalışırken hava patladı. Belki 10 kişiydik belki 11. Bardaktan boşanırcasına yağana gözyaşlarımız karıştı ağlarken, “yağma noolur, onlar hasta” !!! Israrla yağdı, inadına ıslattı. Hepsini korumak için koşuştururken bacağımıza takılan felçli haliyle yağmurdan kaçmaya çalışan çocuklarımızı görmeliydiniz. Görmeliydiniz ki İNSANLIĞIN ÖLDÜĞÜ ana gözlerinizle şahit olmalıydınız. Gövdesinin altını ön iki patisiyle sürüklemeye çalışan onlarca köpeği, ıslanmamak için kaçmaya çalışırken görmeliydiniz. Görmeliydiniz ki hala bu dünyanın sadece insan ırkına ait olduğunu savunurken gözlerinizin içindeki bakışımı sindirmeliydiniz. Görmediniz ama! Kimse görmedi! Üstümüzdeki incecik hırkalarımıza kadar örttük onlara. Ayağımızdaki bez ayakkabılarımıza dolan suya aldırmadan sabaha kadar çadır kurduk Akut’la. Kapısını ilk araladığımız an yarısı felçli vücutların içeriye doluşmasına sevinç çığlıkları attık hep birlikte. Ufacık çadırımızda birbirimizin nefesiyle ısındık, çocuklarımız dik tuttu bizi.

Geçen çarşambaydı işte, çok değil. Bugün tam yedinci gün. Yedi gündür ormandayım ben. Gece gündüz demeden koşturan, yerde yatan canı bir dakika bile yalnız bırakmadan altını bebek bezleriyle bağlayan, uykusuzca ilaç saatlerini takip edip doktorlara seslenen, ağızlarına mama koyup yediğinde sevinç çığlıkları atan insanlar gördüm ben. Kalp atışı yavaşlayınca kendi vücut ısısından yararlansın diye köpeklerimize sarılıp yatan insanlar gördüm. Kalbini yerde yatan canın kalbine değdiren insanlar gördüm. Bu dünyada yalnız olmadığımı anladığım nadir anlardan biridir işte. Senin canın acırken sen gibi hisseden birini daha bulmanın verdiği şaşkın sevinçtir o.

Sadece zehirlenenler değil, zehirlenmeyenlerin de içler acısı görüntüleri dağladı beni günlerce. Bu yedi günün her dakikasında Tanrı’nın Bolluca’yı unuttuğunu düşündüm. Nefes alan tek ağaçlardı sanki burda, çocuklarım yaşayan ölülerdi. Vücudundaki uyuzun kaşıntısına yenik düşüp ağlayanlar, vücudundaki yaraları durmaksızın yalayıp iyi etmeye çalışanlar, günde 3 paket sigara içen 70 yaş amcalarının öksürüklerine benzeyen hırıltılarla nefes alma mücadelesinde olanlar... Tanrı Bolluca’yı unutmuştu, o gece insanoğluyla birlikte hatırladı.

Bugün yedinci gün ve o ilk yağmurlu geceden eser yok şimdi. Bolluca’da bir köpek şehri var artık. Karnı tok, kucaklarda oturan, tokluğun ve sıcakta uyumanın verdiği neşeyle oynayan çocuklarım var artık. Bolluca’da artık HAYAT var. Yüreği kocaman insanların kurduğu bu şehirde iyileşen ve hayata dönen her çocukta yükselen çığlıklar var. Uyuzlular için tedaviye başlanıyor olmasının verdiği sevinç ve bir koşuşturma var. Orda bir düzen var artık, en önemlisi UMUT var... Türkiye’nin değil, dünyanın dört yanından aradılar beni. Çat pat Almancamla Münih’te adımıza toplanan mamaları öğrendim. Daha hayata adım atmamış üniversite öğrencileri aradı beni, harçlıklarıyla topladıkları paralarla ne alalım diye. Küçücük kızlar aradı, gelip görmek istiyorum, ben de kalabilirmiyim diye. İnsanlar gece gündüz demeden akın ettiler, bir patiyi tutup, bi sevgi damlacığı bırakabilmek için çocuklarımın yüreğine. Erzak depomuz dolup dolup boşaldı bu güzel insanların emekleriyle, alın terleriyle. Çocuklarımıza koşarken bizi de unutmadılar hiç, sıcacık çorbaları, evde yapılmış tarçınlı kekleriyle. En önemlisi SEVGİ hatırladı Bolluca’nın varlığını, çocuklarımın kocaman yüreklerine karşılık verdi, çok zaman sonra.

Biz günümüzü gecemize katıp çalışırken insanların güç savaşlarını, egolarını, karalamalarını önemsemedik. Gönül verdiğimizin üstüne gittik, yolumuzdan şaşmayacağız dedik ve direndik. Yardımların önü kesilsin diye hakkımızda yazılan herşeye gülüp geçtik, tek bir yumruk olduk, patileri tutup yüreğimizi yüreklerine değdirmeye devam ettik. Çocuklarımızı tanımak, onlara sırt vermek güzeldi, bunun yanında onca değerli insanı tanımak ve o anları paylaşmak da güzeldi. Bunca zaman tek başımıza gönül verdiklerimiz için koşmaya çalışırken, bizim gibi insanların var olduğunu görmek, o kocaman yürekleri hissetmek çok güzeldi. Dünyanın en kocaman yüreklerini tanıdım ben orada. Barış ve İpek mesela. İnadına seven, inadına uykusuz ve yorgun, o soğukta, beli bükülene kadar çalışan iki yürek. Gerçek sevgi insanları onlar. Ateş var bi de tabi. Ateş gibi bi çocuk. Kocaman kalpli, temiz ve saygılı bi adam. Dünyaya başka bi yerden bakıyor, zaten fotoğraflarından anlıyorsunuz. Doktorlarımız var bir de; Şükrü ve Devrim. Canla başla emek verenler. Uykusuzca bir can daha kurtarabilmek için direnenler. Beykoz grubundan hiç bahsetmiyorum, onlar benim kardeşlerim zaten. Var güçleriyle hep oradalardı; Ramazan, Serkan, Çiçek... Ormanın acısını bilenler onlar çünkü, Beykoz çocuklarına gönül verenler. Orman olunca koşup geldiler, ve hep ordaydılar.

Bol bol mamalar geldi depomuz taştı. İlaçlarımız fazla fazla yetti. Battaniyelerimizi çişli sermedik üstlerine, kirlenince yenisini örttük güzel insanların bağışlarından. Hala mamamız var, hala battaniyemiz, erzağımız. Tek dileğimiz bu çocukların tok olması, bu kara kışı bu mamalarla atlatmaları. Bunun için şimdi tüm çabamız. Uyuzlular iyileşsin, zehirlenen ve hala yatakta olan evlatlarımız ayaklansın, tüm hastalıklar bitsin, karınları doysun ve hep doysun. Tek çabamız bu. Devam ediyoruz hala direnmeye. Bolluca kurtulacak, biz bambaşka cehennemlere koşacağız başka çocuklarımıza el uzatmak için. Yüreğimiz hep onlarda olacak, dünyanın her yerindeki çocuklarımızda. Ve tek birşey istiyoruz insanlıktan, son bir cümle: onları unutmayın! Bu ülkenin her yeri Bolluca’dır aslında, her çocuğa uzatacak da bir el vardır. Lütfen duyarsız kalmayın, el uzatın!

Bu konu en son " 25-10-11 " tarihinde saat 17:34 itibariyle moderatör veya konu sahibi tarafından düzenlenmiştir....
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 25-10-11, 17:37   #2
 
gojira üyesinin avatarı
 
İstanbul (Anadolu Yakası)
Üyelik Tarihi: Eki 2011
Mesajlar: 221
gojira Çevrimdışı
Blog Başlıkları: 2
Varsayılan Cvp: Bolluca...

söylenecek söz kalmıyor...
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 25-10-11, 20:51   #3
 
Kafoz üyesinin avatarı
 
İstanbul (Avrupa Yakası)
Üyelik Tarihi: Tem 2011
Yaş: 24
Mesajlar: 19
Kafoz Çevrimdışı
Varsayılan Cvp: Bolluca...

Hepsinden Allah razı olsun. Hayvan seven, insan da sever. Günümüzde yaşanan olayların hiç biri olmaz. Teşekkürler hepinize.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 26-10-11, 13:18   #4
 
gojira üyesinin avatarı
 
İstanbul (Anadolu Yakası)
Üyelik Tarihi: Eki 2011
Mesajlar: 221
gojira Çevrimdışı
Blog Başlıkları: 2
Varsayılan Cvp: Bolluca...

Oradaki gönüllülerin hepsi benim gözümde birer melek...Çocuklarımızı iyi eden herkese milyon kere teşekkür etsek az..
  Alıntı Yaparak Cevapla


Cevap Yaz

Konu Araçları



Saat 02:37.

Reklam
© Copyright 2008 Mihav.com
Creative Commons Lisansı
x


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198