Markamama.com
Geri Git   Mihav.com > Serbest Kürsü > Galeri


Cevap Yaz
Eski 23-03-16, 14:52   #1
Yönetici
 
ASRIN üyesinin avatarı
 
İstanbul (Avrupa Yakası)
Üyelik Tarihi: Nis 2009
Mesajlar: 678
ASRIN Çevrimdışı
Varsayılan 17 Maddede Türklerde Hayvan Sevgisi ve Hayvan Hakları

1. Türklerin Orta Asya'da eski çağlardan beri çevre, doğa ve hayvanlarla ilişkileri bugünün ölçütlerine göre bile çok ileride olduğu görülmektedir.


Türkler hepinizin bildiği gibi 12 hayvanlı takvimi kullandılar. Hayvanların bir kısmının ehlileşmesini sağladılar. Özellikle at Türkler'de özel bir yer işgal etmiştir. Kaşkarlı Mahmut "At Türk'ün kanadıdır" demiştir.

2. Eski Türkler'de atın sahibi savaşta öldüyse atı hiçbir zaman feda edilmez, sadece kuyruğundan bir kısım keserek kesilen kuyruğu mezara koyarlardı.


Ayrıca atlar öldüğünde genellikle mezarlara gömmüşlerdir. Ciddi sayıda at mezarları ve mezar başlıkları Orta Asya'da bulunuyor.

3. Türkler İslam'la tanıştığında ve yakın tarihe doğru gelindiğinde, hem vakıflar yoluyla hem de kişisel olarak hayvanlara olan yaklaşımın çok medeni olduğunu görüyoruz.



Osmanlıda hepimizin bildiği gibi hayvanlarla olan irtibat ve anlayış daha kurumsallaşmıştır. Kedi hastanesinden, Leyleklerin kırılan ayaklarının tedavisinin yapıldığı kliniklere, kuşlarla ilgili yapılanlar ve diğer hayvanlara olan yaklaşımlara bakıldığında; yüksek bir medeniyetten ve anlayıştan bahsedebiliriz.

4. Avrupalı gezginlerin yazdıkları seyahatnamelerde Türklerin kuşlara, sokak kedi-köpeklerine, yük hayvanlarına besledikleri sevgi;


onların bakımları için kurdukları vakıf ve tedavi merkezleri, hayvanları korumaya yönelik çıkarttıkları kanunlar sıklıkla yer almaktadır. Aynı dönemde Avrupa ülkelerinde hiçbir hayvan hakları kanunu olmadığını, hatta 16. yyda Pariste her yıl yaz ayının belli bir gününde tüm sokak kedilerinin çuvallara doldurulup yakıldığını ve halkın bugünü eğlencelerle bir festival havasında kutladığı biliniyor.

5. 1587 yılında 3. Murat yük hayvanlarına taşıyabileceklerinden daha fazla yük yüklenmesini bir fermanla yasaklamıştır.


Daha sonraki yıllarda bu hayvanların Cuma günleri çalıştırılmayıp dinlendirilmesi, hatta sahiplerinin dahi binememesi için semerlerine çivi mıhlanması da karara bağlanmıştır (1856). Bu kararlara uymayanlar dönemin zabıtaları tarafından yakalanıp cezalandırılıyorlardı.

6. Kanuni Sultan Süleyman da Süleymaniye Camii'nin yapımında yük taşıyacak hayvanların bakımları, taşıyacakları yüklerin ağırlıkları ile ilgili birçok ferman çıkarmıştır.


Osmanlı'da top çeken büyükbaş hayvanlar yaşlanınca kasaplara satılmaz; bilakis ölene kadar iyi bakılmaları için maaşa bağlanırlardı. Zabıtalar şehirde gezer, sahipli hayvanların karınlarını yoklayıp, sahiplerinin onları iyi besleyip beslemediklerini kontrol ederlerdi.

7. Osmanlı'da kuş sevgisinin örneklerini mimaride bile görürüz.


Süslü büyük binalarda zarif kuş yuvaları yapılmıştır. İlk kuş evleri Sivastaki İzzettin Keykavus Şifahanesi'ndedir (13. yy). 15. Yüzyılda Osmanlı mimarisinin etkisiyle yaygınlaşmış, 19. yy'la kadar bir çok yapıda kullanılmışlardır.

8. Sultan Ahmet Camii'nin imarethanesinde kuşların bakılması ve beslenmesi için özel yerler yapılmıştır.


Castellan 1811de kaleme aldığı gözlemlerinde "Bir Türk meskeni inşaa edilirken, güvercinleri ve diğer kuşların susuz kalmamaları için münasip yerlere yalaklar yapmak Türk sivil mimarisinin vazgeçilmez özelliklerindendir" diye yazmıştır.

9. Le Bruyn 1732de, Dr. Brayner 1836da kaleme aldıkları gezi notlarında Osmanlı'da kuşların azat edilmesi geleneğine uzun uzun yer vermişlerdir.


Göç esnasında hastalanıp, yaralanıp düşen kuşların tedavi edilmeleri için kurulan Göçmen Kuşlar Vakfı; kış aylarında sokaklarda yem bulamayan kuşları beslemek için kurulan Darı Vakfı Osmanlının kuş sevgisinin birer görtergesidir.

10. 17. yyda gezgin Jean du Mont "Türklerin hayırları hayvanlar için bile geçerlidir.


Özellikle köpeklere karşı çok müşfiktirler. Türklerde kedi-köpek, at gibi eti için beslenmeyen hayvanları öldürmek suçtur" diye yazmıştır.

1655de 9 ay yurdumuzda yaşayan Jean Thevenot anılarında "ölen bazı kişiler mallarını haftada birkaç defa köpek ve kedileri beslemek üzere bırakırlar; bu vasiyetlerini yerine getirmek için sadakatli ve dindar bir şekilde bunu yapan fırıncı veya kasaplara paralarını bırakırlar" diye yazmıştır.

11. Osmanlıda mancacılık diye bir meslek vardı. Mancacı, kedi köpek yiyeceği demek olan mancayı satar;


dileyen, mancacıdan aldığı yiyecekleri hayvanlara verir, dileyen parasını verir mancacı onların yerine sokak hayvanlarını düzenli olarak beslerdi.

12. Bir devletin üst yönetimi hayvan haklarına saygı gösteriyorsa bunun en büyük nedeni o devletin halkının da aynı görüşte olmasıdır.


Ve Türkler'de bu sevgi Orta Asya bozkırlarından günümüze kadar gelen insanla hayvanın birlikte yaşamasından kaynaklanmaktadır. Yani, İslâmiyet öncesinden beri hayvan sevgisi Türkler'de vardır.

Osmanlı toplumunda yaşayan insanlar yakın zamana kadar insan-hayvan arasındaki dostane ilişkiyi en güzel bir biçimde sürdüregelmiştir. Yazılı ve yazısız bir sürü hayvan hakları yürürlükte kalmıştır. Hayvanın da bir can taşıdığı ve onların da canlarının kutsal olduğu henüz İslâmiyet kabul edilmeden önceki dönemlerde de kabul edilmiştir.

13. Peki sonra ne oldu da insanlar hayvanlardan uzaklaştı?


19. yyda batılılaşmanın bir sonucu olarak sokakların başıboş hayvanlardan temizlenmesi görüşü (özellikle dönemin aydınları arasında) ağırlık kazandı.

Galatada gezerken köpek saldırısına uğrayan İngiliz turistin, köpekten kaçarken yüksek bir yerden düşüp ölmesi üzerine, Sultan II. Mahmut, sokak köpeklerinin toplanıp şehir dışına bırakılmasına karar verdi. Sultan Abdülaziz dönemlerinde ise köpekler toplatılıp Hayırsız Ada'ya götürüldüler. Halk köpeklerin bu canice itlaf edilmesi girişimine isyan etti. Birkaç gün sonra köpekler geri getirildi.

14. II. Abdülhamit çıkan kuduz salgınında, köpekleri boğdurmak, yaktırmak veya şehir dışına yollamak yerine, kuduzla savaşmayı seçti.


Kuduzu engellemek için dünyanın üçüncü kuduz enstitüsünü, İstanbulda açtırdı. 1908'de Abdülhamit'in devrilmesiyle onun bütün değerleriyle birlikte sokak köpekleri de yeni rejimin hışmına uğradı.

Talat Paşa'nın Dahiliye Nazırı olarak görev yaptığı 1910'da İstanbul'un tarihindeki en büyük köpek itlaf kampanyası başlatıldı. Köpek toplama ekipleri hayvanları yakaladılar ve bir daha dönmemeleri üzere Hayırsız Ada'ya sürgün ettiler.

15. O yıllarda halktaki köpek sevgisi yüzünden sürgün köpeklere her gün sandalla yiyecek gönderildi ve başlarına da iki personel atandı.


Ama binlerce köpeği doyurmak ne mümkün. Aç ve susuz kalan hayvanların çaresiz havlamaları günlerce İstanbul sahillerinden duyulmuştu.

16. Georges Goursatın, İstanbulda Hayırsız Adaya yaptığı bir yat gezisini karikatürleri ile anlatması, tüm dünya basınının ilgisini çekmiş; hayvan itlafının protesto edilmesine neden olmuştur.


Başta Türk halkı olmak üzere, Petersburg ve Zürihde bulunan dernekler gibi dönemin hayvanları koruma derneklerinden gelen şiddetli tepkiler, Osmanlı Devletinde hayvanları korumaya yönelik uygulamaları gündeme getirirken, İstanbul Himaye-i Hayvanat Cemiyetinin temellerinin atılmasını sağlamıştır.

17. Daha Avrupa, hayvan haklarının ne olduğunu bilmediği tarihlerde, bizim atalarımız yurdun çeşitli yerlerinde hayvan hastaneleri kuruyor, hayvanlara vakfiyelerde para ayırıyorlardı.


Osmanlı'nın hayvanlara gösterdiği insanlık dersi günümüzde çağdaş Batı dünyasında "Hayvan Hakları" adı altında yasalaştırması ve AB sürecinde bu yasaların TBMM'de de kabul edilmesi için uyarılarda bulunması size de çok ironik gelmiyor mu?

Sonuç itibariyle, sokak hayvanları konusunda büyük sorunlar yaşamaya devam eden AB ülkelerinin koyduğu yasaları örnekler alma yerine bu konuda epey icraatları olan ecdadımızı örnek almak daha mantıklı geliyor.

  Alıntı Yaparak Cevapla


Cevap Yaz

Konu Araçları

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Hayvan Deneyi Olmadan Olmaz mı? GÜNEŞ Paylaşım - Sohbet 0 05-08-13 22:20
Apartmanda Kedi Ve Köpek Bakma Hukuku, Hayvan Sahiplerinin Yasal Hakları ASRIN Güncel 0 31-07-13 07:45
Ev ve Süs Hayvanları Satış, Barınma ve Eğitim Yerlerinin Kuruluş, Açılış, Ruhsat, Çal >Ferik ve Bulut< Hayvan Hakları Genel Konular 0 12-12-08 23:17
Hayvan Deneyleri Etik Kurullarının çalışma Usul Ve Esaslarına Dair Yönetmelik >Ferik ve Bulut< Hayvan Hakları Genel Konular 0 12-12-08 23:00
Hayvan Hastanelerinin Kuruluş, Açılış, çalışma Ve Denetlenme Usul Ve Esaslarına Dair Mihav Hayvan Hakları Genel Konular 0 09-12-08 03:58



Saat 02:02.

Reklam
© Copyright 2008 Mihav.com
Creative Commons Lisansı
x


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198