Rüzgar Alır ve Verir
Onu kucağımda son bir kez okşadım.Huzurlu uykusunda çıkardığı mırıltıyı son bir kez daha dinledim.Onun huzuru bana da huzur veriyordu.Tatlı kokusu burnumu yalıyor,adeta "Merhaba,ben buradayım!" diyordu.Evin her yerine sinmişti o güzel koku.Sütle karışık,pudramsı ama tatlı mı tatlı ve masum bir bebek kokusu.Bu koku,dünya üzerindeki başka hiçbir canlıda bulunmaz ve büyüdükçe yok olur.Yerini çeşitli esanslar alır.Tabii bu esanslar o masum kokunun yerini tutamaz asla.Sıkıcı ve geçicidirler.Bu düşüncelerle odama doğru ilerledim.Işığı kapattım ki;hızlı büyümesini sağlayacak,onu güçlendirecek uykusu bölünmesin.Olabildiğince sessiz yürüdüm.Nefesimi bile sessizleştirdim.Hatta içimden bile fısıltıyla konuşmaya başladım.
Ne garip...Artık onsuz bir anım bile geçmiyor.Her göz kırpışımda,vücudumun karanlıkta kaldığı bir salise,onun bana bakan maviş gözleri geliyor gözümün önüne.Göğsüm hariç bilimum her yeri ve her şeyi emmeye çalışması...Elimle türlü oyunlar oynaması yattığı yerden...Ve her uyandığında beni çağıran tiz sesi-ki hep yanındayım...Uyandığı anki hareketleri geliyor gözümün önüne.Pusetinden çıkmayı öğrendi,o yüzden şimdilerde tek çabası bu hanımefendinin...Sanki düşmeleri yetmiyormuş gibi...Sonra ben "Günaydııın!" diyerek kapıyı açıyorum ve o da yalpalayarak bana doğru geliyor.Direk elimi emmeye başlıyor,viyaklıyor,kendince "Acıktım!" demeye getiriyor.Hemen veriyorum sütünü ağzına.O lık lık lık içerken,ben dışarıdaki rüzgarın sesini dinliyorum.Bana huzur veriyor temmuz rüzgarı.İçimi temizliyor ve umutla dolduruyor.Yeni kararar alıyorum,izleyeceğim yol ile ilgili.Bu yol,Tanrı'nın yolou,sonsuz hoşgörü ve sevgiyle dolu.Bağışlama,merhamet,sevgi,umut...Tüm iyi hisler...Sonra,rüzgarın dinmesiyle,sessizlik başlıyor.Endişelerim,korkularım ve karamsarlığım geri geliyor.Ya korkunç işkenceler,ya dehşet şiddet?Ya bunları yapan insanlar?Yapanı bırak,düşleyenler?Bunun düşüncesini kurgulayanlar,bunu senaryolaştıranlar?Çünkü tüm o sadist filmler,kitaplar böyle kafalardan çıkıyor.Bırakın kurguyu,böyle şeyleri yapıyor insanlar.Birbirlerine korkunç şeyler yapıyorlar.Tüm bu sevgi ve bağışlama yolunda,Tanrı onları affedebilir.Ama ben affedemem.Ben Tanrı değilim.Ve onlardan korkmamalı,onlarla mücadele etmeliyim.Çünkü onlar da Tanrı değil.
Bir "Gork!" sesiyle tüm bu düşüncelerimden sıyrılıyorum.Sütün bitmiş,rüzgarın geri gelmiş olduğunu görüyorum büyük sevinçle.Umudun,mutluluğun ve...ve uykunun.Biricik kedimin gözleri yavaş yavaş kapanıyor,ellerimi tırmalamakta olan patileri gevşiyor,viyaklamalarının yerini mırıltılar alıyor ve iki dakika önce sütle dolu olan enjektörü dişleyen ağzı kapanıyor.Ondaki huzur bana da geçiyor ve birkaç dakika sonra ikimiz de koltukta uyuyakalıyoruz.
Not:Yanlış anlamayın burada dini bir tavır takınmak istemedim.Daha çok kötü insanlara değinmek istedim,üstü kapalı olarak.Çünkü her yerde onları takip edip engelleyemiyoruz ne yazık ki.Ne birbirlerine yaptıklarını,ne zavallı hayvanlara...
Ne garip...Artık onsuz bir anım bile geçmiyor.Her göz kırpışımda,vücudumun karanlıkta kaldığı bir salise,onun bana bakan maviş gözleri geliyor gözümün önüne.Göğsüm hariç bilimum her yeri ve her şeyi emmeye çalışması...Elimle türlü oyunlar oynaması yattığı yerden...Ve her uyandığında beni çağıran tiz sesi-ki hep yanındayım...Uyandığı anki hareketleri geliyor gözümün önüne.Pusetinden çıkmayı öğrendi,o yüzden şimdilerde tek çabası bu hanımefendinin...Sanki düşmeleri yetmiyormuş gibi...Sonra ben "Günaydııın!" diyerek kapıyı açıyorum ve o da yalpalayarak bana doğru geliyor.Direk elimi emmeye başlıyor,viyaklıyor,kendince "Acıktım!" demeye getiriyor.Hemen veriyorum sütünü ağzına.O lık lık lık içerken,ben dışarıdaki rüzgarın sesini dinliyorum.Bana huzur veriyor temmuz rüzgarı.İçimi temizliyor ve umutla dolduruyor.Yeni kararar alıyorum,izleyeceğim yol ile ilgili.Bu yol,Tanrı'nın yolou,sonsuz hoşgörü ve sevgiyle dolu.Bağışlama,merhamet,sevgi,umut...Tüm iyi hisler...Sonra,rüzgarın dinmesiyle,sessizlik başlıyor.Endişelerim,korkularım ve karamsarlığım geri geliyor.Ya korkunç işkenceler,ya dehşet şiddet?Ya bunları yapan insanlar?Yapanı bırak,düşleyenler?Bunun düşüncesini kurgulayanlar,bunu senaryolaştıranlar?Çünkü tüm o sadist filmler,kitaplar böyle kafalardan çıkıyor.Bırakın kurguyu,böyle şeyleri yapıyor insanlar.Birbirlerine korkunç şeyler yapıyorlar.Tüm bu sevgi ve bağışlama yolunda,Tanrı onları affedebilir.Ama ben affedemem.Ben Tanrı değilim.Ve onlardan korkmamalı,onlarla mücadele etmeliyim.Çünkü onlar da Tanrı değil.
Bir "Gork!" sesiyle tüm bu düşüncelerimden sıyrılıyorum.Sütün bitmiş,rüzgarın geri gelmiş olduğunu görüyorum büyük sevinçle.Umudun,mutluluğun ve...ve uykunun.Biricik kedimin gözleri yavaş yavaş kapanıyor,ellerimi tırmalamakta olan patileri gevşiyor,viyaklamalarının yerini mırıltılar alıyor ve iki dakika önce sütle dolu olan enjektörü dişleyen ağzı kapanıyor.Ondaki huzur bana da geçiyor ve birkaç dakika sonra ikimiz de koltukta uyuyakalıyoruz.
Not:Yanlış anlamayın burada dini bir tavır takınmak istemedim.Daha çok kötü insanlara değinmek istedim,üstü kapalı olarak.Çünkü her yerde onları takip edip engelleyemiyoruz ne yazık ki.Ne birbirlerine yaptıklarını,ne zavallı hayvanlara...
Toplam Yorumlar 0
Yorumlar
tunaliza ait Blog Başlıkları
- Bir Ayna Tutalım Kendimize!!! (05-08-09)
- Rüzgar Alır ve Verir (30-07-09)
- Köpeğimin Nesi Var? (30-06-09)




Kullanımı kolay , eğlenceli , ayrımcılık olmayan bir topluluk :) 1 numara bir site olmuş , bu sitede emeği geçen herkese tsk ediyorum :) TBRKLER